Psikolojinin Eğitime Yansımaları: Kırk Yıllık Değerlendirmeler

Mart 2018 - Yıl 108 - Sayı 367



 

        Yüksek Öğretim Kurulu zaman zaman eğitim fakülteleri ve öğretmenlik formasyonu ile ilgili düzenlemelerde değişiklikler yapmaktadır. Kimlerin nasıl öğretmen olacağı ile ilgili çalışmalar eğitim fakülteleri ile eski adıyla fen ve edebiyat fakülteleri arasında gerginliklere neden olmaktadır. Eğitim fakülteleri öğretmenliğin kendilerinin “hakkı olduğunu iddia ederken, diğer fakülteler öğretmenlik formasyonu denen bir eğitimden geçerek öğretmen olabilmeyi istemektedirler. Doksanlı yılların sonuna doğru YÖK’ün eğitim fakültelerinin öğretmen, fen ve edebiyat fakültelerinin uzman yetiştiren kurumlar hâline getirilmesi düşüncesi uygulamaya sokulamamıştır. Günümüzde ise YÖK üniversitelere öğretmen formasyonu kazandırma programı açma izni vermiştir ve büyük kitleler hâlinde bu programlar devam etmektedir. Hatta son uygulama ile İlahiyat (yeni adıyla İslami İlimler) fakültelerinin derslerine seçimlik ders olarak formasyon dersleri eklenmiştir. Bir yandan da YÖK eğitim fakültelerinin programlarını gözden geçirmektedir. Öğretmenlik alanı programlarının gözden geçirilmesinin yanı sıra öğretmenlik formasyonu programı da gözden geçirilmektedir. Öyle görünüyor ki, bu artık Türkiye için bir alışkanlıktır, zaman zaman yeniden ele alınacaktır.

        Öğretmenlik formasyonu ile ilgili düzenlemeler eğitimin formatı veya süresi ile ilgili değildir. Çünkü format hemen hemen bellidir. Üniversiteler genellikle gündüz eğitiminin yanında bu eğitimi verdikleri için mesai dışı veya hafta sonu verilebilmektedir. Süre hemen hemen bellidir. YÖK formasyon eğitimini tezsiz yüksek lisans gibi değerlendirmektedir. Dolayısıyla 3 yarıyıl gibi bir sürede tamamlanmaktadır, ancak son zamanlardaki uygulamalarda yarıyıl hesabı değişmiştir, çünkü hızlandırılmış ve yoğunlaştırılmış programlar uygulanmaktadır. YÖK’ün yaptığı düzenlemeler daha çok hangi derslerin okutulacağı konusu ile sınırlı kalmaktadır. Yapıda bir değişiklik yapmaksızın derslerin içeriğinde yapılacak değişikliklerle daha iyi olacağı düşünülmektedir.

        Öğretmenlik formasyonu dersleri içinde en önemli dersler psikoloji ile ilgili derslerdir. Bu cümle psikoloji penceresinden bakıldığı için söylenmiş bir cümleden çok, eğitimin bilim hâline gelmesinin büyük ölçüde psikolojideki gelişmelere bağlı olduğuna işaret etmektedir. Yirminci yüzyılda psikolojinin göstermiş olduğu büyük gelişme eğitime yansımış ve onun uygulamalı bir bilim olarak gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Psikoloji bilim olarak gelişirken, meydana gelen ilerlemeler en uygun uygulama alanı olarak değerlendirilebilecek olan eğitim alanına ışık tutmuştur. Ancak bu ışığın her şey gibi artıları bulunduğu gibi eksi tarafları da bulunmaktadır.

        Yaklaşık olarak bundan 40 yıl önce ABDde Californiya Üniversitesi Değerlendirme Araştırmaları Merkezi tarafından Değerler, Soruşturma ve Eğitim (Values, Inquiry and Education) adlı bir kitap yayınlanmıştır. Geçen bunca yıla rağmen güncelliğini hâlâ koruyan bu çalışmadaki iki makale psikolojinin eğitime yansımalarını konu edinmektedir. Ülkemiz açısından bakıldığında aradan geçen zamanlar herhangi bir değişikliğe yol açmamış görünmektedir. Bunun nedenlerinden biri Türkiyedeki bilimsel çalışmaların biraz geriden gelmesi olduğu kadar, dünyada bu sorunların çözümüne yönelik büyük bir gelişme yaşanmamış olmasıdır ve söz konusu çalışmalar değerini korumaktadır. Çalışmalardan biri Phillip W. Jacksona, diğeri de Lauren B. Resnicke aittir. Bu iki çalışmaya Ernst R. Hilgard’ın yapmış olduğu değerlendirme ise daha çok psikoloji geleneğinin müdafaası gibidir. 

        Jackson, çalışmasında psikolojinin eğitime katkılarının içsel ve dışsal görünümler altında ele alınabileceği düşüncesindedir. Dışsal olarak bakıldığında, psikolojinin eğitime üç katkısı olmuş gibi görünmektedir. Bunlardan birincisi eğitimin bir konusu olarak psikolojinin eğitim içeriğine dâhil edilmesidir. Başka bir deyişle psikoloji öğretimidir. Gerek liselerde gerek üniversitelerde okutulan psikoloji dersleri psikolojinin eğitime herhalde en birinci katkısıdır. Aynı zamanda öğretmenlik formasyonu dersleri arasında psikoloji derslerinin bulunması da böyledir. İkinci katkı ölçme ve değerlendirme ile ilgilidir. Psikologların bireysel özelliklerin ölçülmesi ile ilgili yapmış oldukları çalışmaların bir uzantısı olarak eğitimde ölçme ve ölçme araçları gelişmiştir. Zekâ testlerinden kişilik testlerine kadar birçok ölçme geliştirilmiş ve eğitim çalışmalarında kullanılmıştır. Bugün derslerin değerlendirilmesi kadar, kademeler arası geçişlerde kullanılan ölçme araçları psikolojinin bu konuda göstermiş olduğu gelişmelerin eseridir.  Üçüncü olarak eğitimde öğretimin yanı sıra rehber öğretmenler tarafından yürütülen çalışmalar gibi özel psikolojik servisler p