YAKUT’TAN TARİHLER

Ağustos 2007 - Yıl 96 - Sayı 240



         

        Abdülbaki Gölpınarlı’nın Vefatına Tarihtir:

        25 Ağustos. 1982

         

        Nice eserler bıraktı Abdülbaki Hoca

        Mahşerde verir elbette ecrini el-Hâdî

        Geldi iki zât söyledi tarihini Yakut:

        “Gitti bekâya bu ay Mustafa İzzet Bâki”

        1400+2=1402

        كيتدى بقايا بو آى مصطفى عزت باقى

         

Celal Bayar’ın Vefatına Tarihtir

22 Ağustos 1986

İstiklal Harbi’nin Galip Hoca’sı

Mahmut Celal Bayar göçtü ukbâya

Üçüncü Reisicumhurumuzdu

Yüz dört yaşındı gitti Mevlâ’ya

Çıkınca tâc-ı dalya oldu tarih:

“Gâlip Hoca uçdu dâr-ı bekâya”

1994-4=1986

غالب خواجه اوﭽدو دار بقايه

 

Ziya ül-Hak’ın Vefatına Tarihtir:

17 Ağustos 1988

Pakistan Devlet Başkanı ve Türk dostu

Bir suikast sonucu işte bak öldü

Dilerim mahşerde bol rahmetler bula

Ne acı kader, parçalanarak öldü

Duyanlar çekti bir “âh”, söyledi tarih:

“Uçak parçalandı Ziyaül-Hak öldü”

1415-6= 1409 H                 (1988)

او ﭼاق  ﭘارﭼا لندى ضياء الحق اولدى

 

Fevziye Abdullah Tansel’in Vefatına Tarihtir

05. Ağustos. 1988

Kendisinden müstefid olmuş idim, hayli zaman

Çok çalıştı, etmedi dünyâ-yı dûna iltifat

Bir veli çıktı mücevher târihin söyler ona:

“Fevziye Hanımefendi eyledi bu yıl vefât”

1409-1=1408                                               1988

فوزيه خانم أفندى ايلدى بو ييل وفات

 

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun Vefatına Tarihtir

21 Ağustos.1992 Cuma

 

Âh Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu dostumuz

Etti rıhlet verdi cânın ol Hayy u Kayyum’a

 

Gitti destan şairi destanlaşan ünvan ile

Kıldı bâki ismini cismin verirken ma’duma

 

Haşrola yâ Rabbi kürşatlarla Alparslan’la o

Hem Malazgirt’ten giren erlerle iklim-i Rum’a

 

Hak Teâla eylesin Rahmet anıldıkça adı

Fahr-i âlemden şefaattir niyazım merhuma

 

Eylemiş destânına hüsn-i tesâdüf târihi:

“Öldü, aylardan Ağustos idi günlerden Cuma”

1992

اولدى آيلاردن آغوسطوس ايدى كونلردن جمعه

 

Prof. Dr. Günay Tümer’in Vefatına Tarihtir:

22 Ağustos 1995

 

Uludağ İlahiyat’tan aziz dostumu

Bir trafik kazasında yitirdik eyvâh!

 

Sempatik, hoş sohbet, güler yüzlü bir cândı

Mekânını cennet kılsın ukbâ’da Allah

 

Sâl-i Rumî’den düşürdü tarihi Yakut

“Bu sene Günay Tümer vefât eyledi vâh!”

1411 R                                      1995

بو سنه كون آى توم ار وفات ايلدى واه

Ebulfeyz Elçibey’in Vefâtına Tarihtir:

        22. Ağustos.2000

         

        Bağımsız Azerbaycan ilk Cumhurbaşkanı

        Çok çekti hastalıktan etmedi hiç rahat

         

        Ülkesi için çok çalışan bir kimseydi

        Rabbim nasip etsin ukbâda ona cennât

         

        Çıktı bir âzeri söyledi tarih Yakut:

        “Bugün Ebulfeyz Elçibey de etti vefât”

        2001-1=2000

        بو كون ابو الفيض ألجى بك ده ايتدى وفات

         

Mehmet Önder’in Vefatına Tarihtir:

(Ağustos, 2004)

Mevlâna Müzesi eski müdürü

Bir hayli kitap yazdı, etti sebât

 

Güler yüzlü, mütevâzi bir zattı

Çok çalıştı lâkin etmedi rahat

 

Tâc-ı dostla geldi vuslat tarihi:

“Müsteşâr Mehmet Önder kıldı vefât”

2000+4=2004

مستشار محمد اونده ر قيلدى وفات

 

Marmara Depremine Tarihtir

17 Ağustos 1999

Şedid bir zelzeleyle Marmara Bölgesi

On yedi Ağustos gecesi sallandı

“Va-eyvâh” çektim duyunca ben tarihi:

“Enkaz altında binlerce insan kaldı”

2029-30=1999

انقاض  آلتينده بيكلرجه انسان قالدى

         

        Prof. Dr. Ali Haydar Bayat’ın Vefatına Tarihtir:

(03.Ağustos.2006)

 

Tıp Tarihi’nin ünlü uzmanı Ali Haydar Bayat

Bir kalp kriziyle vâh, âniden göçmüş âhirete

 

İlim âleminden ulu bir çınar daha devrildi

Bir bulunmaz cândı amma, hazırmış demek rıhlete

 

Halim, selim, çalışkan, nâzik, dürüst bir dostumuzdu

Her nerede bulunsa cân atardı, ilmî sohbete

 

Çok eser yazdı, açık tuttu defter-i a’mâlini

Rabbine müştak idi o, daldı deryâ-yı rahmete

 

Söyleyin siz ey dostlar! Hakk’a yürüyen bu cân için:

Bekâ yurdunda Rabbimiz kavuştursun mağfirete

 

Çıktı üçler tebşir etti düta tarihini Yakut:

“Ali Haydar Hoca’yı bugün uğurladık cennete”

2857-3= 2854/2=1427, 1427 (H.)          (2006)

 

على حيدر خوا جه يى بوكون اوغورلا د ق جنته

         

Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu’nun Vefatına Tarihtir

        18 Ağustos. 1984

Gelin dostlar, yitirdik bir büyük tarihçiyi vâh

Bugün terk-i cihân kıldı yürüdü Hakk’a doğru

Çekip bir “vâh” teessürle yazıp tarih-i cevher:

“Uçurdu kafesinden cân kuşunu Kafesoğlu”

1996-12=1984

اوﭽوردى قفسندن جان قوشنى قفس اوغلى

 

Nihat Sami Banarlı’nın Vefatına Tarihtir

13 Ağustos. 1974

Eyvâh yine göçtü bir üstâd

Afv ide onu Rabb-i Rahim

 

Dört edip çıktı çekti eyvâh

Beytle tarihi oldu terkim:

 

“Gitti Nihat Sami Banarlı    908

Edebiyatımız kaldı yetim”   1070

1978-4=1974

كيتدى نهاد سامى بنارلى

أدبياتمز قالدى يتيم