Müslümanlar Kendilerini Şimdi Değilse Ne Zaman Sorgulayacaklar?

Şubat 2015 - Yıl 104 - Sayı 330



Charlie Hebdo isimli mizah dergisine yapılan saldırı ve ardından faillerin yakalanması için sürdürülen operasyon sırasında yaşananlar, olayın hem muhtemel etkileri ve sonuçları hem de nedenleri açısından küresel bir sorun olduğunu gösteriyor.

 

Fransız toplumunda, 18. yüzyıldan başlayarak birçok Batı ülkesinden daha fazla dogmalara, tabulara, bütün dini kutsallara, fikirlere karşı olan; laisizmin en radikal tarzının benimsendiği bir zihniyet etkili oldu. Söz konusu mizah dergisi yıllardan beri bu anlayışı benimseyerek anarşist bir anlayış içerisinde neşriyat yapar, sayısal bakımdan İslamiyet kadar olmasa da Katolik Kilisesini, Papa’yı ve bazen de Yahudileri konu alan karikatürler, yazılar yayımlar. İslam’la ilgili yayımlarında doğrudan Müslüman yahut göçmen düşmanlığından ziyade kendince bağnazlığa karşı olma çabası rol oynar. Fransız toplumu bu tarz yayınları ifade ve düşünce özgürlüğü olarak gördüğünden, basın özgürlüğünün sonucu saydığından normal karşılar; tepki göstermez. Bu yüzden Fransızlar 10’dan fazla insanın hayatını kaybetmesinin ötesinde, bu saldırıları benimsedikleri değerlere, hak ve özgürlüklere yapılmış olarak görüp tepki gösterdiler. Aslında Fransa’da egemen olan anlayışın aksine, AİHM 1994 tarihli bir kararında, Hz. İsa’ya hakaret içeren bir filmin yasaklanmasını “Yurttaşların dini duygularının rencide edilmelerine karşı korunmaları gerektiği” gerekçesiyle uygun bulmuştu. Ama aradan 20 yıl geçtikten sonra benzer bir karar çıkabilir mi, bilemeyiz.