Köktürk Harfli Metinlerin Ülkemizdeki Yüz Yirmi Yıllık Yayın Macerası

Aralık 2017 - Yıl 106 - Sayı 364



Kişilerin olduğu gibi milletlerin de somut bir kimlik belgesi olsaydı, Türk milletinin kimlik belgesi galiba Orhun Anıtları olurdu. Doğrusu, Orhun Anıtları’na da bu sıfat çok yakışırdı.

II. Köktürk Kağanlığı döneminden günümüze ulaşan ve Köktürk harfleriyle yazılan Orhun Anıtları, bugün Moğolistan’da bulunmaktadır. Köktürklerden günümüze runik harflerle yazılmış irili ufaklı pek çok yazıt kalmıştır. Yazıtlar içinde en çok bilinenleri ise ülkemizde Orhun Abideleri adıyla tanınmış olanlarıdır. Bu bengü taşlar, dikiliş sırasına göre Tonyukuk (724-725), Köl Tigin (732) ve Bilge Kağan (735) abideleridir. Bu anıtlar, bilindiği gibi Türk adının ilk kez geçtiği metinlerdir. Bengü taşlarda Türk adı tam 76 kez geçmektedir.

Bengü taşlarda Köktürklerin Çin’e nasıl tutsak oldukları, sonra egemenliklerini kazanarak yeniden nasıl devlet kurdukları, Türk milletinin güçlü ve zayıf yönleri gibi Tonyukuk, Bilge Kağan ve Tengri Kağan’ın ağzından yazılmış ifadeler yer almaktadır.

Bir tesadüf eseri bulunan bu taşlar, 1893 yılında üzerlerindeki yazının sırrının çözülmesiyle Türkler için büyük bir önem kazanmıştır. Çünkü Danimarkalı âlim Vilhelm Thomsen, runik harflerin sırrını çözmüş ve 15 Aralık 1893’te Danimarka Kraliyet İlimler Akademisi’nde yapılan bir toplantıda anıtların Türklere ait olduğunu bütün dünyaya ilan etmiştir.

1893’ten günümüze kadar yabancı ve Türk bilim adamlarınca anıtları konu alan yüzlerce çalışma yapılmıştır. Prof. Dr. Erhan Aydın tarafından hazırlanan Türk Runik Bibliyografyası adlı eserde 4116 çalışmanın isminin geçmesi, o yıllardan günümüze kadar runik harfli metinlere olan ilginin somut bir göstergesidir.

Anıtların dilinin çözüldüğü günden bugüne bengü taşlar üzerinde yurt dışında olduğu kadar yurt içinde de çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların başlangıç noktası ise günümüzden tam 120 yıl öncesine dayanır. Anıtların bizde tanınması 120 yıl önce Necip Âsım Bey’in yazdığı Pek Eski Türk Yazısı adlı çalışmayla gerçekleşmiştir. Necip Âsım, bilindiği gibi 20. yüzyılın başındaki Türkçülük hareketinin öncülerindendir. Onun yukarıda adı geçen ve küçük bir risale olan çalışması, İkdam Külliyatı arasında 1897’de neşredilmiştir. Devir, Osmanlı İmparatorluğu dönemidir ve tahtta da padişah Sultan II. Abdülhamid vardır.

Anıtlar ile ilgili bilgiler, Necip Âsım Bey’e Ahmet Mithat Efendi vasıtasıyla ulaşmıştır. Türk edebiyatının çok okunan, özellikle de devrinin popüler yazarlarından biri olan Ahmet Mithat Efendi, Müsteşrikler Kongresi’nde Thomsen ile tanışmış, Thomsen de kitabından ona bir tane hediye etmiştir. İşte, Ahmet Mithat’ın yurda dönüşte Necip Âsım Bey’e verdiği kitap, Thomsen’in ona hediye ettiği kitaptır.

Necip Âsım Bey vasıtasıyla eserden haberi olan Şemseddin Sami ise Orhun Abideleri’ni bizde neşretmeye teşebbüs eden ilk kişi olmuştur. Şemseddin Sami, Köl Tigin bengü taşının doğu cephesini 1903 yılında bir defterde işlese de kendisi bir yıl sonra vefat edince bu iş yarım kalmıştır. Şemseddin Sami’nin çalışması, son olarak 2012 yılında Gıyasettin Aytaş tarafından yayına hazırlanmış ve Akçağ Yayınları arasında neşredilmiştir.

Necip Asım Bey, anıtları bizde ilk tanıtan kişi olduğu gibi aynı zamanda ilk neşreden kişidir. Onun Orhun Âbideleri adlı eseri 1925 yılında Maarif Vekâleti neşriyatı arasında yayımlanmıştır. Bu çalışma, aynı zamanda cumhuriyet döneminde anıtlarla ilgili ülkemizde yapılan ilk çalışma niteliği taşımaktadır.

Türkiye’de yapılan çalışmalardan bahsederken, 1928’de Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinde anıtlardan kısaca bahsettiğini de burada belirtmek gerekir. Köprülü, anıtları özellikle üslup açısından değerlendirmiştir. 1935 yılında ise Ragıp Hulusi’nin Thomsen’den çevirdiği ve üç büyük taşı içeren tercüme, Moğolistan’daki Türkçe Kitabeler adı ile Türkiyat Mecmuası’nda yayımlanmıştır.

Anıtlarla ilgili Türkiye’de çıkan ilk büyük yayın denilince akla Hüseyin Namık Orkun ismi gelmelidir. Hem Yenisey hem de Orhun bengü taşlarını içeren Orkun’un çalışması, 1936-1941 yılları arasında 4 cilt olarak Eski Türk Yazıtları adıyla neşredilmiştir. Çalışmada, kitabın yayımlandığı yıla kadar Köktürk harfli bulunan ne varsa esere dâhil edilmiştir. Ayrıca, çalışmada pek çok fotoğrafa da yer verilmesi, eseri önemli kılmıştır.

Nihal Atsız, 1943’te yayımlanan Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinde Tonyukuk ve Köl Tigin Yazıtlarının Türkiye Türkçesindeki şekillerine yer vererek anıtlar üzerinde yayın yapan kişiler arasına katılmıştır.

Geçtiğimiz süre içerisinde ülkemizde Orhun anıtlarıyla ilgili en çok bilinen eser, belki de Prof. Dr. Muharrem Ergin’in Orhun Âbideleri adlı kitabıdır. Ergin’in ilk baskısı 1970’te yapılan bu çalışmasında üç büyük taşın okunuş ve tercümeleri yer almaktadır. Bugün de pek çok Türkoloji bölümünün ana ders kitaplarından biri olan eserin baskı sayısı 50’yi bulmuştur. Eserin içeriğinin yanı sıra Ergin’in çalışmanın girişinde yazdığı satırlar da kitabın yayınlandığı ilk günden bugüne çok dikkat çekmiştir. Çalışmanın girişinde yer alan Ergin’in can alıcı ifadeleri şu şekildedir:

Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin.. İlk Türk tarihi.. Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması.. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası.. Türk askerî dehasının, Türk askerlik san’atının esasları.. Türk gururunun ilahî yüksekliği.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği.. Türk içtimaî hayatının ulvî tablosu.. Türk edebiyatının ilk şaheseri.. Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri.. Hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap tarzı.. Yalın ve keskin üslubun şaşırtıcı numunesi.. Türk milliyetçiliğinin temel kitabı.. Bir kavmi millet yapabilecek eser.. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık.. Türk dilinin mübarek kaynağı.. Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneği.. Türk yazı dilinin başlangıcını miladın ilk asırlarına çıkartan delil.. Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika.. Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser.. insanlık aleminin sosyal muhteva bakımından  en manalı mezar taşları.. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikâzı…

Muharrem Ergin gibi üniversitelerimizde Orhun Abideleri denilince akla gelen bir başka isim de Prof. Dr. Talat Tekin’dir. Tekin’in üç büyük taşın okunuşuna yer verdiği çalışması Orhon Yazıtları adıyla 1995 yılında çıkmıştır. Onun ayrıca,1968’de Amerika’da hazırlamış olduğu doktora tezi 2000 yılında Türkiye’de de Orhun Türkçesi Grameri adıyla neşredilir.

Orhun Anıtlarıyla ilgili Türkiye’de çıkan son yayınlardan biri Türk Kağanlığı ve Türk Bengü Taşları adlı kitaptır. Yıllarca üniversitelerde lisans ve yüksek lisans seviyesinde anıtlarla ilgili dersler veren Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un kaleme aldığı 757 sayfalık bu eser, 2016 yılında Dergâh Yayınları arasında çıkmıştır.

 

    

 

Anıtlarla ilgili başlangıçtan beri yapılan bütün çalışmalara değinilerek yeni okuyuş denemelerinin yapıldığı Ercilasun’un bu eseri, üç ana bölümden meydana gelmiştir. Çalışmanın “Söz Başı” kısmı, Prof. Dr. Ercilasun’un “Bengü taşlar üzerinde çalışmak, Türklük bilimiyle uğraşan bütün bilim adamlarının hayalidir. Hiçbir Türkolog bengü taşlara temas etmeden ilmî hayatını tamamlayamaz…” cümleleriyle başlamış ve bu bölüm, yazarın âdeta kendi eseri için yazısı niteliği sergilemiştir.

“Türk ve Türk Kağanlığı” başlığını taşıyan bölüm, Prof. Dr. Ercilasun’un çalışmasının ilk kısmını oluşturmaktadır. Türklerin kökenine dair bir “Efsane” ile başlayan (s. 23) bu bölüm, Köktürklerin 745’te yıkılışlarına kadar (s. 328) devam etmiştir. Ercilasun’un bengü taşları doğru okumak ve daha iyi yorumlamak için Köktürk tarihinin de çok iyi bilinmesi kanaatinde olduğu, çalışmanın hemen hemen yarısının Köktürk tarihine ayrılmış olmasından anlaşılmaktadır.

Kitabın ikinci kısmı, bengü taş metinlerinin incelemesi üzerine kurulmuştur. 345. sayfada başlayan ikinci bölümün ilk maddeleri bengü taşların bulunuşu, Köktürk yazısının çözülüş macerası ve yazının kökeni gibi konulara ayrılmıştır.

Bengü taşlar üzerindeki dil ve edebiyat çalışmaları, ikinci bölümde ele alınan diğer konulardandır. Ayrıca bengü taşlarla ilgili düzenlenen çeşitli toplantılar da bu kısımda değerlendirilmiştir.

“Türk Bengü Taşları” başlıklı metinlerin ele alındığı kısım 497. sayfada başlamaktadır. Prof. Dr. Ercilasun, bu bölümde metinleri “Özgün Biçim”, “Transkripsiyon” ve “Aktarma” adı altında üç başlıkta vermiştir. Eserde, metinler sırasıyla Köl Tigin, Bilge Kağan ve Tunyukuk olarak işlenmiştir. Çalışmanın “Sözlük ve Dizin” bölümü, eserin 647-735. sayfaları arasında yer almıştır. Bu bölümde kelimelerin yalnızca anlamları verilmekle yetinilmemiş; ayrıca bir de gramatikal dizin oluşturulmuştur. Çalışma, 737-757. sayfalar arasında yer alan “Özel Adlar Dizini” ile sona ermiştir.

Ülkemizde, Necip Asım Bey’in 120 yıl önceki yayını sonrasında tez, makale ve kitap bazında pek çok yayın yapılmıştır. Bunlardan kitap bazında olanlardan belli başlıları şu şekilde sıralanabilir:

Ahmet B. Ercilasun; Türk Kağanlığı ve Türk Bengü Taşları, Dergâh Yay., İstanbul, 2016

A. von Gabain; Eski Türkçenin Grameri (Çev. M. Akalın), Türk Dil Kurumu Yay., Ankara 1988

Ahmet Taşağıl, Göktürkler I, II, III, TTK Yay., 1995, 1999, 2004.

Ali Öztürk; Ötüken Türk Kitabeleri, Ötüken Yay., İstanbul 1973.

Cengiz Alyılmaz, (Kök)türk Harfli Yazıtların İzinde, KaraM Yay., Ankara 2007.

Cengiz Alyılmaz, Orhun Yazıtlarının Bugünkü Durumu, Kurmay Yay., Ankara 2005.

Doğan Aksan; En Eski Türkçenin İzinde – Orhun ve Yenisey Yazıtları Üzerinde Sözcükbilim, Anlambilim ve Biçembilim İncelemelerinin Aydınlattığı Gerçekler, Simurg Yay., İstanbul 2000.

Erhan Aydın; Şine Usu Yazıtı, Karam Yay., Çorum 2007.

Erhan Aydın; Uygur Kağanlığı Yazıtları, Kömen Yay., Konya 2011.

Erhan Aydın; Yenisey Yazıtları, Kömen Yay., Konya 2015

Erhan Aydın; Orhon Yazıtları, Bilge Kültür Sanat, Köl Tegin, Bilge Kağan, Tonyukuk, Ongi, Küli Çor, İstanbul 2017

Erhan Aydın; Türk Runik Bibliyografyası, Bilge Kültür Sanat, İstanbul 2017.

Gıyasettin Aytaş; Şemseddin Sami, Orhun Abideleri, Akçağ Yay., Ankara 2012.

Hatice Şirin User; Köktürk ve Ötüken Uygur Kağanlığı YazıtlarıSöz Varlığı İncelemesi, Kömen Yay., Konya 2009.

Hatice Şirin; Kül Tigin Yazıtı, Notlar, İstanbul, Bilge Kültür Sanat, 2015

Muharrem Ergin; Orhun Abideleri, Boğaziçi Yay., İstanbul 1970 (İlk Baskı)

Mustafa Balcı; Orhun Yazıtları: Türkçedeki İlk Çalışmalar, Çizgi Kitabevi, Konya 2011

Osman Fikri Sertkaya, Cengiz Alyılmaz, Ts. Baattulga, Işık Kuşçu; Moğolistan’daki Türk Anıtları Projesi Albümü, TİKA, Ankara 2001.

Osman Fikri Sertkaya; Köktürk Tarihinin Meseleleri, TKAE Yay., Ankara 1995.

Osman Mert; Ötüken Uygur Dönemi Yazıtlarından Tes, Tariat, Şine Us, Belen Yay., Ankara 2009.

Osman Mert; Köli Çor Yazıtı ve Anıt Mezar Kompleksi, Erzurum 2015.

Rıdvan Öztürk; Köktürkçe El Kitabı, Palet Yay., Konya 2014.

Serkan Şen; Eski Türkçenin Deyim Varlığı, TDK Yay., Ankara 2017.

Talat Tekin, Tunyukuk Yazıtı, Simurg Yay., İstanbul 1994.

Talat Tekin; Orhon Yazıtları – Kül Tegin, Bilge Kağan, Tunyukuk, Simurg Yay., İstanbul 1995.

Talat Tekin; Orhon Türkçesi Grameri, Simurg Yay., İstanbul 2000.

Vilhelm Thomsen; Orhon ve Yenisey Yazıtlarının Çözümü –İlk Bildiri- Çözülmüş Orhon Yazıtları (Çev.: V. Köken), TDKu Yay., Ankara, 1993.

Vilhelm Thomsen; Orhon Yazıtları Araştırmaları (Çev. Haz. V. Köken), TDK Yay., Ankara, 2002.

W. Bang; Köktürkçeden Osmanlıcaya (Çev. T. Aktaş), TDK Yay., Ankara 1996.

Yavuz Tanyeri, Göktürk Yazısı ve Orhun Türkçesi (Ses ve Biçim Bilgisi, Örnek Metinler, Sözlük), Boğaziçi Yay., İstanbul 2011.

Yukarıda sıralanan çalışmaların dışında edebiyat alanında da bengü taşları konu alan çeşitli eserlere rastlanmaktadır. Özellikle hikâye ve roman alanındaki bu çalışmaların son yıllarda hız kazandığı görülmektedir. Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Gönül Hanım romanı, bu alanda karşımıza çıkan ilk önemli eser olma özelliğini taşımaktadır. Tasvîr-i Efkâr gazetesinde 1 Şubat 1920 ile 13 Nisan 1920 arasında tefrika edilen eserde anıtların bir kısmının tercümesi yer almaktadır. Bu tercüme, kısmen de olsa anıtların bizdeki ilk tercümesi olması bakımından önem taşımaktadır. 2015 yılında yayımlanan ve Ufuk Cengiz tarafından yazılan Türk Kağanlığı I-Kırık Ok adlı esere kadar neşredilen bu alanda yayımlanmış toplam yirmi üç çalışmadan bahsedilebilir. Bu romanlar içinde en çok bilineni şüphesiz, Atsız’ın ölümsüz eseri Bozkurtlar’dır. Bozkurtlar’da bengü taşlarla ilgili çeşitli bilgilere yer verilmese de Köktürk döneminin ayrıntılı bir tablosunun destansı bir dille çizildiği görülür.

Bengü taşlar, adlarına yakışır bir biçimde geleceğe ve sonsuzluğa olan adımlarına her geçen gün devam ediyorlar. Araştırmacılar da her satırı engin bir denizi çağrıştıran bengü taşlar üzerindeki çalışmalarına bundan sonra da devam edeceklerdir. Hiç şüphesiz, Necip Asım Bey’in 120 yıl önce Türk bilim adamları adına başlattığı bu ilim koşusu, anıtlar ve Türklük var oldukça sürecektir.