Bir Modernleşme İdeolojisi Olarak Milliyetçiliğe Karşılaştırmalı Bir Bakış

Ocak 2015 - Yıl 104 - Sayı 329



                    Sosyal bilimler alanında üzerinde en fazla kafa yorulan kavramlardan birisi milliyetçiliktir. Özelikle 19. yüzyıldan itibaren Avrupa’da başlayan ve bütün dünyayı saran değişim ve gelişmeler millî yapıların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Milliyetçilik düşüncesi de genel olarak moderniteyle birlikte ortaya çıkan değişimler ışığında ele alınmaktadır. Bir başka ifade ile ele alacak olursak, milliyetçilik, millî devletlerin ortaya çıkmasıyla oluşan bir olgu olarak görülmektedir. Ancak milliyetçiliğin temel esasları noktasında bir uzlaşı bulunmamaktadır.

         

        18. yüzyıl sonrasındaki gelişmeler ışığında Türk milliyetçiliğine baktığımızda ise henüz ortada bir millî devlet ve dolayısıyla milliyetçilik düşüncesinin ortaya çıkmadığını anlıyoruz. Eğer meseleyi bu çerçevede ele alacak olursak, milliyetçiliğin ithal bir düşünce olduğu ortaya çıkar. Bu da şu anlama gelir ki, milliyetçilik düşüncesi Batı’da ortaya çıkmıştır. Türkler de bunu taklit ederek, kendi millî yapılarını ve milliyetçilik anlayışını geliştirmiştir. Burada esas alınan temel anlayış ise milliyetçilik kavramının ortaya çıkmasıdır. Milliyetçiliğin kavram olarak ilk defa kullanılmaya başlandığı zaman ve zemine ilişkin olarak milliyetçilik tartışmaları yürütülmektedir. Ancak milliyetçilik kavram olarak ortaya çıkmamış olması, milliyetçilik düşüncesinin önceden var olmadığı anlamına gelmemektedir. Bugün Batı literatürü ile meseleyi ele alacak olsak bile, milliyetçilik düşüncesinin kavram olarak olmasa bile, bir duygu ve fikir yapısı itibarıyla çok daha öncesinde özellikle Türkler arasında olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Türk milliyetçiliği düşüncesini, modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni anlayışlar esasında ele alarak değerlendiremeyiz. Ancak millî yapılar birbirine benzeşmeye başladıkça, milliyetçilik algısında da temel referansın modernleşme süreciyle ilişkilendirilmesi doğaldır.