Belgeselde Senaryo

Temmuz 2014 - Yıl 103 - Sayı 323



        Senaryo, aslen bir sanat olmadığı hâlde sinema sanatının kâğıda dökülmüş, ham hali olma göreviniüstlenir. Dolayısıyla senaryo metni, düşünülenden çok daha büyük bir misyona sahiptir ve tasarlanan vizyona temel oluşturur.

         

        “Belgesellerin belge niteliğini koruması çalışmada kullanılan tarz ne olursa olsun belirgin olmalıdır.” düşüncesi bilinen bir klişedir. Bu belirginliğin oranı ise metin yazarı, görüntü yönetmeni ve yönetmenin tasarrufundadır. Ayrıca tasarlanan görüntü ile elde edilen görüntü de etkin bir rol üstlenmektedir.Dolayısıyla belge, belge olarak kalabildiği gibi bazen de bambaşka bir hüviyete bürünebilmektedir. Yani kişi ve eldeki veriler belirleyici olmaktadır. Sürekli, etkenlere dayalı bir değişim söz konusu olmaktadır.

         

        Yazı dilindeki gibi görüntü diline de çok anlamlı ifadeler yüklenebilir. Her ikisi de sanatsal ifade yoludur. Senaryo ise bir sanat değildir ama görevi görüntü diline temellik etmektir. Yapılması gereken yazı dilinde bir metnin senaryolaştırılması ve bunun görüntü diline aktarılması olduğunda ise bambaşka bir seyir takip edilecektir ve pek çok bilinen, bilinmeyen zorlukla karşılaşılacaktır.

         

        Senaryonun malzemesi kelimelerdir ve sinemanın yazılı dilden ödünç aldığı bu kelimler, bir senaristin elinde sinema sanatına hizmet etmek üzere senaryoya dönüşür. Belirli bir disiplin ve kurallar bütünü çerçevesinde kaleme alınan bu metin çok sayıda kişi ve ekipmanın yardımıyla görüntü diline dönüşmektedir.

         

        Belgeseller ise, yeni tarz deneysel belgeseller dışında başlangıçta bir senaryoya değil sağlam bir metne ihtiyaç hissederler. Sürekli gelişen, ileri geri adımlarla ilerleyen, sonunda da senaryoya dönüşen bu metin,kurmaca film senaryosuna hemen hemen hiç benzememekte, düz metin ile senaryo arasında bir yerde konumlanmaktadır.

         

        Görüntü dili belirli yoğunluk ve ölçülerde kullanılmakla birlikte, “Dış ses”in görüntü üzerine okunması şeklinde bir yol takip edilmektedir. Yalnız bu her zaman böyle olacağı veya olması gerektiği anlamına gelmez. Tamamen görüntü dilini kullanan, hatta bir metni olmayan belgeseller de olabilir.

         

        Bir yazılı metinde sayfalarca anlatılan konu, görüntü dilinde bir tek sahneye dönüşebilir veya yazılı metindeki bir tek söz görüntü dilinde dakikalar alabilir. Üstelik ortaya çıkan görüntülerin gereği kadar iyi olup olmadığı da tartışılır hâldedir. Yazı ve görüntüye aracılık eden senaryo, bu noktada apayrı bir önem ve değer kazanır.

         

        Yazarın sadece bir kalem kullanarak yapabildiği her şey, görüntü dili aşamasında onlarca kişi ve unsurun ortak bir noktada buluşmasını gerektirir. Senaryo, senarist, yönetmen, oyuncu ya da nesne, görüntü yönetmeni ve kullandığı kamera, hava şartları vs. bunlar arasında sayılabilir. Post prodüksiyon aşamasında en az yirmi farklı etkenin daha devreye gireceği düşünüldüğünde, konunun boyutu daha anlaşılır hale gelmektedir.

         

        Kurmaca filmin senaryosu, önceden yazılmıştır ve çekim senaryosu hâline gelinceye kadar değişim devam eder. Hatta çekim anında bile değişiklik olması söz konusudur. Dev prodüksiyonlar dışında genel seyir bu şekildedir. Senaryo aşamasının yıllarca sürmesi bile mümkündür. Kimi zaman senaryo mükemmel olabilir, ama prodüksiyonun genel sınırlarını zorladığı için yenisinin kaleme alınması gerekebilir veya çekim senaryosu denilen son senaryoya başvurulabilir. Prodüksiyon ne kadar büyükse senaryo aşaması da o kadar ayrıntılı, uzun ve meşakkatli olabilir.

         

        Belgeselde ise, başlangıçta ayrıntılı veya genel bir metin vardır ve çekilen yer ve kişiler, zaman dilimi, çekim anında ortaya çıkan durumlar vs. çerçevesinde senaryo adım adım oluş(turul)ur. Esas senaryo diyebileceğimiz son metin ise her türlü çekim işlemi tamamlanıp kurgu aşamasına gelindiğinde ortaya çıkmaktadır. Yer yer farklı seyirlere rastlanmasına rağmen genelde takip edilen yol bu olmaktadır.

         

        Aynı yer veya olayın açık hava, kapalı hava, gün doğumu, gün batımı ve daha onlarca farklı görüntülerinin olması yazılan metni etkileyebilmektedir. Kısaca durgun deniz görüntüsü üzerine söylenecek söz ile hırçın dalgalı deniz görüntüsü üzerine söylenecek söz aynı değildir.

         

        Kurmaca filmin her aşaması kurgulanırken, belgesel filmin biraz kendini kurguladığından söz edilebilir. Konunun özü dışında hemen hemen hiç bir şeyin sabit ya da belirlenen yol üzerine seyri, genelde mümkün olmamaktadır.

         

        Bu seyirde anlatım tarzının gözlemci, açıklayıcı, etkileşimli yahut yansıtıcı anlatım tarzlarından biri olması veya deneysel başka bir tarzın uygulanıyor olması etkilidir. Gerçeğin aktarımını üstlenen belgeselin (“Hangi gerçeğin” sorusu baki kalmak şartıyla) oluşumu, istenilenin eldeki veriler çerçevesinde birleştirilmesiyle ortaya çıkmaktadır.

         

        Belgesel sinemanın öncüsü kabul edilen Flaherty de gerçeğin, salt gerçek olmadığını kabul eder vekendisinin de bundan ayrı tutulamayacağını itiraf eder.[1]Sonuç olarak, “Gerçeğin ta kendisi” kavramının gerçek olmadığını en baştan kabul etmek gerekiyor.[2]

         

        Görüntü, ses, metin ve post prodüksiyon aşamalarındaki işlemler, belgenin belgesel niteliği kazanmasının seyrini göstermektedir. Metnin dış sesle mi okunacağı, görüntü diline ne kadar iş düşeceği, müziğin dolgu malzemesi olarak mı, işlevsel olarak mı, kullanılacağı gibi unsurlar, ortaya çıkacak çalışmanın (eserin) nihai şeklinde etkili olmaktadır.

         

        Belgeselde bir senaryoya gerek olup olmadığını tartışan bir grubun da olduğunu belirtmekte fayda var.[3]Esasta, nasıl hayatın bir senaryosu yoksa hayatı anlattığı varsayılan belgeselde, somut bir senaryoya gerek olmadığı ilk bakışta hiç de yanlış görünmüyor.

         

        Bu ve benzeri pek çok alternatif düşünceye rağmen senaryo veya metin ya da yönetmen ne ad veriyorsa o yazılı belgenin elde olması gerekiyor. Deneysel düşüncelerin ana düşüncelerin yerini almasını beklemek doğru olmayacaktır.[4]

         

        Gelecek Bölüm: Belgeselde Süreç Yönetimi


        


        

        [1]www.kisa-film.net, http://www.kameraarkasi.org/belgesel/makaleler/robertflaherty.html (A.T. 17.06.2014)


        

        [2]Tuncer, Ö., Belgesel Sinemada “Gerçek” Kavramı Üzerine, http://www.kameraarkasi.org/belgesel/makaleler/omertuncer/ belgeselsinemadagercekkavrami.html(A.T. 11.06.2014)


        

        [3]Ocak, E., Atölyeden Geriye Kalanlar, Proje Geliştirme ve Ortak Yapım Atölyesi, İstanbul IDFA, http://www.bsb.org.tr/izlenimler/yapimatolye_ersan.html (A. T. 17.06.2014)


        

        [4]Diğer belgesel makaleleri için bakınız: http://www.kameraarkasi.org/belgesel/makaleler.html (A.T. 09.06.2014)