“Atayurttan Anayurda İpek Yolu” Belgeseli

Temmuz 2014 - Yıl 103 - Sayı 323



        İpek yolu denilince, otuz yıl geçmesine rağmen, Japonlar tarafından yapılan belgesel aklımıza geliyor.

         

        Kitaro'nun unutulmaz müzikleri ve rahmetli Sacit Onan'ın muhteşem sesiyle hâlâ kulaklarımızda. Tek kanallı TV döneminde bütün Türkiye’nin soluksuz izlediği bir belgesel oldu. Bu etkiyle eline her kamera alanın aklına mutlaka, İpek Yolu belgeseli çekmek hayali yerleşmiştir.

         

        1990 geldiğimizde Güneş Karabuda'nın çektiği “Turkuaz Belgeseli” adı her ne kadar İpek Yolu olmasa da bu çerçeveye yakın, Türklerin izinden giden bir yapım oldu. 1996’da ise Arif Aşçı "İpek Yolunda Son Kervan" adıyla foto-belgesel gerçekleştirdi. İpek Yolu çok büyük bir coğrafya. Bu coğrafyada sadece seyahat etmek bile başlı başına para ve zaman demek. Kurumların katkısı olmadan gerçekleştirilemeyecek boyutta büyük projeler.

         

        "Atayurttan Anayurda İpek Yolu" belgeseli de böyle bir proje olarak hayata geçti. 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı, bu projeye gönülden katıldı ve bütçe ayırdı. Yaklaşık bir yıllık bir çalışmanın sonucunda da TRT aracılığı ile izleyicisi ile buluştu. TRT Avaz kanalında her cumartesi saat 14.15’te izlenebiliyor. Ayrıca internet üzerinden de TRT Avaz sayfasından izlenebiliyor.

         

        26 dakikalık 13 bölümden oluşan belgesel; Doğu Türkistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, İran, Azerbaycan, Kırım, Balkan ülkeleri ve Türkiye’de yapılan çekimlerle gerçekleştirildi. Ekrem Borazan, filmin yönetmenliğini ve metin yazarlığını üstlenmiş. Genel danışmanlığı Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, yapmış. Yedirenk Film Yapım Şirketi adına Kemal Çiftçi, belgeselin yapımcısı.

         

        İpek Yolu hafızalarda ticari bir yol olarak yer etmiş ve ticaret dışında pek ilişki kurulmuyor. Ancak temelinde ticaret olsa da sosyal ve kültürel sonuçları çok daha etkileyici. Bilimden sanata, politikadan dine kadar etkilemediği alan yok. İlk akla gelenler matbaa, pusula, kâğıt ancak İslamiyet Anadolu’dan önce Çin’e ulaşmış. Harezmi "sıfır" rakamının adını koymuş. Tıpta İbn-i Sina, astronomide Uluğ Bey, siyasette Timur, Babür ve Selçuklular, Türklerin Müslümanlığı benimsemesinde Ahmet Yesevi ve Türk dilinin kaynağı Kaşgarlı Mahmut ve niceleri. Batı dünyasından önce Doğu’da gerçekleşen bir Rönesans dönemi, İpek Yolu’nun bir sonucudur.

         

        [gid]160[/gid]