Bilge Tonyukuk Kazıları

Nisan 2017 - Yıl 106 - Sayı 356




        - Orkun Abideleri ile alakalı çalışmalar 1721’de başlatıldı. Dünya üzerinde başka bir tarihî eserle alakalı olarak bu kadar uzun süreli çalışma herhâlde yoktur. Türk İşbirliği Kalkınma Ajansı (TİKA) tarafından “Türk Anıtları Projesi” kapsamında iki yıldır Moğolistan’da devam ettirilen “Tonyukuk Kazıları” 2016 yılının sonunda tamamlandı. Daha önce de 2001-2003 yılları arasında çalışmalar yapılmıştı. 

        Heyet Başkanı olarak kazılarda bulunan eserler hakkında neler söylemek istersiniz?

        - TİKA tarafından “Türk Anıtları Projesi” kapsamında iki yıldır Moğolistan’da devam eden Tonyukuk Kazılarında, Göktürk Veziri Bilge Tonyukuk’a ait, Türk tarihine ışık tutan eserler günyüzüne çıkartıldı. Tonyukuk Anıt alanı derinlemesine incelendi. Moğolistan’ın başşehri Ulanbatur’un 60 kilometre doğusundaki Bayn Çokto bölgesinde bulunan Tonyukuk Anıtı ve bu anıtın rüzgâr sebebiyle devrilmesi ile toprak altında kalan parçaları Türk tarihi için adeta mihenk taşı gibidir. 

        Moğolistan ve Sibirya bölgesinde milattan önce 3000 yılına kadar uzanan kadim Türklere ait kalıntı ve hayat izlerini tespit etmiş olduk. 

        Tonyukuk Anıtı, Ulanbatur’un 60 kilometre doğusundaki Bayn Çokto bölgesinde bulunuyor.  

        - Bu eserlerden edinilen bilgiler nelerdir? 

        - Korumaya alınan eserler, hem atalarımızın hayatına ışık tutuyor hem de ilk Türk devletinin işleyişini ortaya seriyor. Hiçbir milletin tarihî geçmişi milattan önce 3000 yılından önceye gitmiyor.

        - Türklerin tarihini daha eskilere dayandıranlar var... 

        - Türklerin 9000 yıl önce de var olduğunu söylemek uydurma. İlk Türklerin çıkış noktası şu an Rusya topraklarında bulunan Abakan, Hakasya ve Minusinsk Krasnoyarsk. Bölgede en eski Türk kültürünü temsil eden kalıntılar ile Afanasiyevo kültürüne ait hayat izleri mevcut. İlk çıkış noktamız bu üç yer ve Hakasya. Var oluşumuza ışık tutan kalıntıları muhafazaya alıp, gelecek kuşaklara aktarmalıyız.

        - Devletin işleyişinden söz ettiniz. O hususta ulaştığınız bilgilerden bahseder misiniz?

        - Moğolistan’da 250’den fazla (her geçen gün yeni yazıt bulunuyor) Türk yazıtı var. Tonyukuk Yazıtları, Türkler için en önemli kalıntılardandır. Yazıtlar, II. Göktürk Devleti dönemini, Türk devlet felsefesini, halk ve devlet ilişkilerini, iç ve dış düşmanların nasıl engellenmesi gerektiğini, hükümdarların görevini, Türklerin o dönem şehirlerde yaşamasının imkânsız olduğunu ve Budizm’in Türklere felaket getireceğini anlatıyor. Yazıtlarda savunma savaşı yapmanın gereksiz olduğu, yerine göre geri çekilip, güçlendikten sonra saldırıya geçmenin gerektiği yönünde askerî bilgiler bulunuyor. Tonyukuk’a ait iki yazıt bulunurken, biri 27, diğeri 35 satırdan oluşuyor.

        - Tonyukuk öğütlerini neden taşa yazmış?

        - Tonyukuk’un öğütlerini taşa yazmasını sebeplerinden biri o dönem Türklerin kâğıt kullanmıyor olmaları. Ancak daha da önemlisi bilgilerin gelecek kuşaklara aktarılması. 

        - Rüzgâr, aşırı sıcak ve soğuklar yazıtlara zarar vermiştir. Tamiri ve sonraki yüzyıllara intikali sağlanabiliyor mu?

        - Kazı ekibinde arkeolog Âdil Yılmaz ve Alparslan Âşık da bulunuyordu. Müze projesinin temeli 2017 yılı içinde atılacak. Proje kapsamında yazıtların üzerinin kapatılacağı bir yapı inşa edilecek. Moğolistan’daki müzelerin büyük kısmı açık alan şeklinde ve birçok Türk yazıtı kaya üzerine kazılı. Bu nedenle eserleri yerinden alıp götürmek mümkün değil. Türk yazıtlarının envanteri çıkartılıp yayınlanmalı. Moğolistan’ın doğusundan batısına her yerde Türklere ait kalıntılar var. Arhangay, Bayan Ölgiy, Hovd eyaletlerinde bugüne kadar bilinmeyen Göktürk dönemine ait çok sayıda tarihî eser bulunuyor. Bu eserler çok önemli. Karabalasagun bölgesindeki yazıtların mutlaka koruma altına alınması gerekiyor. Söz konusu eserler Türk tarihi için adeta yeni bir ufuk açıyor.

        - Ekipte epigraf var mıydı? İlk defa karşılaşılan yazıtlardaki yazılar okunup kayıt altına alındı mı?

        - Orhun ve Tonyukuk Yazıtları zaten defalarca yayınlandı. Ekipte tabii ki epigraflar bulunuyordu. Her türlü çalışma sağlıklı bir şekilde yürütüldü.

        - Moğolistan tarihi hakkında neler söylemek istersiniz?

        - Türkler, Moğol coğrafyasında bulunurken, “Moğol” denilen halklar, Moğolistan’ın doğu ve kuzey doğusunda yaşıyordu. 840 yılından itibaren Büyük Uygur Kağanlığı’nın yıkılmasıyla Türk boyları batıya göç etmeye başlayınca, doğan boşluğu doğudan gelen Çinli kabileler doldurdu. “Moğol” olarak adlandırılan halkların varlığı ise bu coğrafyada 13.-14. yüzyıldan sonra ortaya çıktı. Çok sayıda Türk kabilesi Cengiz Han İmparatorluğu’nda yer alarak önemli işler gördü. 

        - Türklerle Moğollar arasındaki etnik bağları sorsam… 

        - Moğollar ile akrabalık bağlarımız var ancak farklı iki milletiz. Kuzey Çin, Sibirya ve Moğolistan coğrafyası, Altay, Sayan ve Tannu-Ola Dağları Türk tarihinin var olduğu bölgeler. Ancak herkesin merak ettiği ve üzerinde tartışma yaşanan ilk Türklerin varlığı ise Sibirya’nın derinliklerinde saklı. Mutlaka Rusya ve Moğolistan ile masaya oturup tarihimizin başlangıcına ışık tutan kalıntıları muhafaza altına alarak gelecek kuşaklara aktarmalıyız.

        - Gelenekler ve inançlar arasındaki benzerlikten söz ediliyor. Mesela Nargudan…

        - Nargudan, Türk yılbaşısı değildir. Türk yılbaşı geleneği 20 Şubat’ta kutlanan Beyaz Bayram’dır. Kışın bitişini simgeleyen Beyaz Bayram, Tuva ve Moğollar arasında kutlanmaya devam ediyor. Kadim Türkler Göktanrı, Budizm ve tabiat inancı olmak üzere üç farklı inanışa sahipti. Çam ağacı Türk coğrafyasında bulunmuyordu. Çam fikri ve Nargudan tezi, Friglerden türeme. Türklerin kutladığı “Beyaz Bayram”da et yenir, kımız içilirdi. Nevruz ise ne Türk, ne de Kürt bayramıdır. İranî bir bayramdır. Orta Asya çıkışlı olmayan bu bayram zaman içinde Türkler ve Kürtler tarafından benimsenmiştir. 

        - Türkleşen Moğollar ve Moğollaşan Türkler söylentisi hakikat mi?

        - Birbirine çok yakın milletler oldukları için birbirlerini etkilemeleri gayet normal bir sonuçtur.

        - Bölgede yazıtlarla ilgili başka ne gibi işler yapıldı? 

        - Ulanbatur’da, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) öncülüğünde yapılan kazı çalışmalarından çıkan Türk tarihine ait yeni kalıntılar Bilge Tonyukuk bölgesinde sergilenecek.

        Moğolistan’da gerçekleştirdiği birçok projeyle adından söz ettiren TİKA, başkent Ulanbatur’un Nalayh kasabasında ikinci Türk müzesini açmaya hazırlanıyor. Moğolistan’daki Türk Anıtları Projesi’nin yeniden canlanması maksadıyla TİKA ile Moğolistan Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığı arasında iş birliği ile imzalanan iyi niyet anlaşması kapsamında Bilge Tonyukuk Külliyesi bölgesinde yapılan kazı çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Türk ve Moğol kazı çalışmaları sonrasında bulunan Türk tarihine ait kalıntılar Bilge Tonyukuk bölgesinde önümüzdeki yıllarda TİKA tarafından açılması planlanan müzede sergilenecek.

        - Siz “Türkiye’nin önde gelen Göktürk tarihçisi” olarak biliniyorsunuz. Kazılarda elde edilen eserlerin kıymeti hakkında neler söylemek istersiniz?

        - Tonyukuk Anıtı gelecek nesillere ders niteliğinde öğütler veriyor. Göktürklerin büyük veziri Tonyukuk, Türk tarihinin bilgeliği ile tanınmış en mühim şahsiyetidir. Özellikle İslam öncesi, kayıtların son derece az olduğu bir dönemdir ve Çin kaynaklarının onun hakkında verdiği bilgiler son derece alaka çekicidir. Türk kültür tarihinin önemli abideleri olan Orhun Yazıtları, bize bunları söylüyor. Bölge coğrafyasına genel olarak baktığımızda Türklerden kalma ve İslam öncesi döneme ait çok sayıda anıt gördük. Bu anıtın önemi ilk olmasıdır.

        Orhun Abideleri’nde yazılı olduğuna göre; Türk devlet adamları milletine hesap verir, bütün bir milleti ilgilendiren, milletin geleceğine ışık tutacak görüş ve fikirler, Türk milletinin hayatında huzur ve güven için girişilen mücadeleler anlatılır. Sadece o zamanki Türklerin devlet, politika ve gelenekleri açısından değil, bütün Orta Asya medeniyetlerinin gelişim tarihi açısından da önemli bir yer tutar.