2016 Yılında Doğumları Kutlanan 19 Hakas Edebiyatçısı

Kasım 2016 - Yıl 105 - Sayı 351




        Dünya üzerinde en geniş coğrafyalardan biri olan Avrasya topraklarında ezelden beri nice halk yaşamaktadır. Bu bölgenin üzerinde yaşayan halkların ortaya koyduğu sözlü veya yazılı kültürün içinden zamanla esas itibarıyla birer edebiyat gelişmiştir. Söz konusu bu engin kıtada mevcutların içinde, Türk boyları tarafından yüzyılların süzgecinden geçirilerek oluşturulan sözlü ve yazılı edebiyat ürünleri önemli bir yere sahiptir. 

        Söz konusu Türk boylarının bazıları, Sibirya coğrafyasının yerlisidir. Türklerin en eski ata yurdu olarak kabul edilen bu sert iklimli topraklarda yaşayan bu toplumlar, sayıları az da olsa özellikle İslam öncesi devre ait çok zengin sözlü kültüre sahiptir. Bu kültür hazinesi, insanlığa ait mirasın ayrılmaz bir parçasıdır. Bundan dolayı bir zamanlar İç Asya sahasında Hun, Köktürk ve Uygurların ardından büyük Kağanlık kurmuş olan Yenisey Kırgızları soyundan gelen Hakasların günümüzde çok sayıda çağdaş edebiyatçısı vardır. Sözlü halk kültüründen beslenen, açık veya zımni olarak Şaman/Kam inancından esin alan bu edebiyatçıların, içinde bulunduğumuz 2016 yılında yıldönümleri kutlamalarıyla ilgili bir yazının hazırlanması, küçük de olsa tanıtılması bakımından önem arz etmektedir. Aynı zamanda bu yazımızda da yer alan bütün Hakas yazar ve şairleri, en büyük gücü ve ilhamı, mensup oldukları Hakas halkından ve kültüründen almıştır. 

        Daha önce buna benzer bir çalışma, 2014 yılı için hazırlanmış ve Avrasya Yazarlar Birliğinin Ankara’da düzenli olarak neşredilen “Kardeş Kalemler” dergisinde yayımlanmıştır (Davletov 2014: 80-84).

        İç Asya veya daha doğrusu Güney Sibirya topraklarında tarih öncesi dönemden beri yaşamlarını sürdüren Hakas Türkleri, çok zengin ve kadim kültür mirasına sahiptir. VI-XIII. yy. arası eski Türk yazı sistemi dâhilinde yer alan Orhon ve Yenisey varyantlarından Yenisey Kırgızlarına ait eski Türk tamgalarıyla yazılı edebiyat sahasına adım atan Hakas Türklerinin bu zengin birikimi, Sovyetler döneminde, 1929-1939 yıllarında, esasen Kiril alfabesine dayandırılmıştır (Butanayev vd. 2008: 510). İşte Hakas bilim adamları, XIX. yy.dan itibaren görülürken çağdaş anlamda Hakas yazar ve şairleri, yani Hakas edebiyatçıları esas itibarıyla XX. yy.dan sonra ortaya çıkmıştır. Yoksa sözlü halk kültürü bağlamında destancılık, masalcılık, tahpahçılık vd. çok kadim zamanlardan beri Hakas Türklerinde mevcuttu. 

        Türkiye’de son dönemde Hakasçadan aktarılan çok sayıda kahramanlık destanı vardır. İslam öncesi döneme ait olan halk tarafından yüzyıllar içerisinde meydana getirilen bu epik eserlerin Türkiye Türkçesi ile yayımlanmış kitap sayısı Sovyetler ve çağdaş Rusya döneminde Rusça olarak neşredilen bütün Hakas destanlarının sayısını çoktan aşmıştır. Prof. Dr. Fikret Türkmen başkanlığında Türk Dil Kurumu çerçevesinde yürütülen Türk Destanları Projesi kapsamında çok sayıda destan aktarılmış ve Türkiye Türkçesi ile gün ışığını görmüştür. Bu bağlamda şu isimleri zikretmekte yarar vardır: Fatma Özkan, Gülsüm Killi, Ekrem Arıkoğlu, Erdal Şahin, Mehmet Kara ve Erhan Aktaş. Bununla birlikte Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından da 3 adet Hakas alp yiğitlik destanı neşredilmiştir: Timur B. Davletov tarafından hazırlanan bu sözlü halk kültürü eserleri şunlardır: Huban Arığ Hakas Türklerinin Kadın Yiğitlik Destanı (2006), Han Mirgen Hakas Türklerinin Alplık Destanı (2008) ve Ah Çibek Arığ Hakas Türklerinin Kız Alp Yiğitlik Destanı (2015) (Davletov 2015: XII).

        Bu çalışmada, içinde bulunduğumuz 2016 yılında doğumlarının yıldönümleri kutlanan 19 önemli Hakas edebiyatçısının hayatları hakkında kısa bilgilere yer verilmiştir. Böylece Hakas edebiyatı, Türkiye Türklerine küçük çapta da olsa tanıtılmış olacaktır. 

        Öncelikle bu yazımıza, bu yıl doğumunun 130. yıldönümü kutlanan Hakas edebiyatının öncü üstatlarından Petr Ştıgaşev (1886-1943) ile başlayalım. 1886 yılında, günümüz Hakas Cumhuriyeti’nin Taştıp (Hakasça: Tastüp, yani “dibi taş olan nehir”) Bölgesi’nde yer alan Madır (Bahadır) köyünde dünyaya gelmiştir. 1902-1908 yılları arasında Biysk Ruhban Kolejinden mezun olduktan sonra köyüne geri dönen Ştıgaşev, burada öğretmen olarak çalışmaya başlamıştır. Daha Kolej’de okuduğu yıllarda Ştıgaşev, Hakas Türklerinin folklorik eserlerini de derlemeye başlamış, böylece bu sözlü kültürün korunmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Sovyetler döneminde 1920’lerde Hakasça olarak çıkmaya başlayan Hızıl Aal (Kızıl Köy) adlı ulusal gazete sayfalarında Ştıgaşev’in çok sayıda folklor materyali ve kendine ait şiirleri neşredilmiştir (Sultrekov vd. 2007: 16).

        Doğumunun 115. yıldönümü kutlanan Timofey Baltıjakov (1901-1992), doğumunun 110. yıldönümü kutlanan Vasiliy Kobyakov (1906-1937), doğumlarının 100. yıldönümü kutlanan İvan Kostyakov (1916-1983) ve Nikolay Domojakov’un (1916-1976) adları da zikredilmelidir. Anılan bu kalem ustaları, çağdaş dönemde Hakas edebiyatının oluşması ve gelişmesinde önemli katkılarda bulunmuştur. 

        Hakas topraklarının Sapogov köyünde dünyaya gelen Timofey Baltıjakov, II. Dünya Savaşı öncesinde Hakas edebiyatının ortaya çıkması sürecinde etkin bir rol oynmamıştır. Hakas çocuklarının okulda ana dilde eğitim görmeleri amacıyla ders kitaplarını Hakasça olarak hazırlamıştır. II. Dünya Savaşı’nda Berlin’e dek ulaşan ve birçok devlet nişanıyla taltif edilen, 1964 yılında “Oris” adlı uzun öyküsü yayımlanan Baltıjakov, savaştan memleketine dönünce Hakasça çıkan Hızıl Aal (Kızıl Köy) adlı gazetenin 20 yıl boyunca muhabiri olarak çalışmıştır (Sultrekov vd. 2007: 82).

        1906 yılında, Hakas’ın Şira Bölgesinde bulunan Ospa köyünde doğan Vasiliy Kobyakov, 1929’da Krasnoyarsk’ta eğitim aldıktan sonra Hakas Yayıncılık ve Ulusal Tiyatroda sahasında çalışmalara başlamıştır. 1934 yılında Hakasların çok sevdiği “Aydo” adlı uzun öyküsü yayımlanan Kobyakov, aynı zamanda tanınmış bir Hakas şairidir. Diğer birçok Hakas yazar ve şairle birlikte Kobyakov da Hakas edebiyatının kurucularındandır (Sultrekov vd. 2007: 24).

        Hakas’ta Sinyavin köyünde 1916’da dünyaya gelen İvan Kostyakov’un babası dünyaca tanınmış Rusyalı ressam V. Surikov tarafından çizilen “Sas Attı Ügretkeni” (Yabani Atın Ehlileştirilmesi) adlı tablosu için poz vermiştir. 1930’lu yıllardan itibaren yazdığı Hakasça şiirleri Hızıl Aal gazetesinde yayımlanmaya başlayan Kostyakov, II. Dünya Savaşı’na katılmış, memleketine döndükten sonra da ilk şiir kitaplarını çıkarmış, SSCB Yazarlar Birliği’ne kabul edilmiştir. Çocuklar için de çok sayıda hikâye yazan Kostyakov’un “Çíbek Hur” (İpek Kemer) adlı uzun öyküsü neşredilmiştir (Sultrekov vd. 2007: 61).

        20 Ocak 1916 günü Hızıl Has köyünde doğan Nikolay Domojakov, eğitimini tamamladıktan sonra ilk şiirini 1935’te Hızıl Aal gazetesinde yayımlamıştır. Lisansüstü eğitimini de tamamlayan Domojakov, 1944 yılında Hakas Dili, Edebiyatı ve Tarihi Bilimsel Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü görevine başlamıştır. 1948’de şiirlerinden oluşan ilk kitabı neşredilen Domojakov, aynı zamanda 1960 yılında yayımlanan Irahhı Aalda (Iraktaki Köyde) adlı ilk Hakas romanının yazarıdır. Birçok dile çevrilen bu roman, ikisi Moskova’da olmak üzere çeşitli şehirlerde toplam 14 baskı yapmıştır. (Sultrekov vd. 2007: 66). Hakas Ulusal Kütüphanesine de N.G. Domojakov adı verilmiştir.  

        1926 yılında, Hakas topraklarında iki önemli edebiyatçı doğmuştur. Bu yıl doğumlarının 90. yıldönümü kutlanan bu Hakas aydınları, Nikolay Tinikov (1926-1995) ve Yakov Tisperekov’dur (1926). 

        Hakas topraklarında, İs Irmağı havzasında dünyaya gelen Nikolay Tinikov, çok erken yaşta öksüz kalmıştır. Bütün bu zorlukları, bir özgeçmiş niteliği gösteren “Kavristíñ Köglerí” (Kavris’in Ezgileri) adlı uzun öyküsünde okurlarıyla paylaşmıştır. Çok üretken bir edebiyatçı olan Tinikov, hem çocuklar hem de yetişkinler için eserlerini toplam dokuz kitap hâlinde neşretmiştir (Sultrekov vd. 2007: 114). 

        1926’da Hakas’taki Hızıl Hara Suğ köyünde doğan Yakov Tisperekov, II. Dünya Savaşı’na katılmıştır. Hakas şiir sahasında önemli bir yer tutan Tisperekov’un, çok sayıda şiir kitabı çıkmış, ayrıca eserleri Hakasçadan Rusçaya çevrilip yayımlanmıştır (Sultrekov vd. 2007: 160).

        Bu yıl doğumlarının 85. yıldönümleri kutlanan üç edebiyatçı vardır: Mihail Çebodayev (1931-1995), Evdokiya Tıgdımayeva (1931-2006) ve Anton Samrin (1931-2005). 

        Mahlası Mihail Odayev olan Mihail Çebodayev, Hakas topraklarının Pii (Bey) Bölgesi’nde dünyaya gelmiştir. Yüksek tahsilini Moskova’da, M. Gorskiy Edebiyat Enstitüsünde tamamlayan Çebodayev, Hakas Gazete, Yayıncılık, Hakas Radyosu ve Hakas Yazarlar Birliği Genel Sekreteri olarak çalışmıştır. Tanınmış Rusyalı şairlerin eserlerini çevirerek Hakas okurlarına kazandıran Çebodayev’in çok sayıda şiiri, ayrıca birkaç öyküsü vardır (Sultrekov vd. 2007: 106).

        Hakasların tanınmış âşıklarından Evdokiya Tıgdımayeva, 1931 yılında Hakas’ın Töö Irmağı havzasında doğmuştur. Birkaç şiir kitabı olan Tıgdımayeva’nın birçok şiiri Hakaslar arasında çok meşhurdur ve bestelenmiştir. Bunlardan biri de “İceníñ Çaskazı” (Ece/Ana’nın Mutluluğu) adlı şarkının sözleridir (Sultrekov vd. 2007: 281).

        Anton Samrin, 1931 yılında Hakas topraklarında bulunan Samrinner (Samrinler) köyünde varlıklı bir Hakas ailesinde dünyaya gelmiştir. Babası, zengin olduğu için suçlanarak devlet tarafından takibe alınmış, baskıya maruz kalmış ve 1937 yılında ölmüştür. Samrin, sırf bu sebeple Samrinner değil Arşannar (Arşanlar) köyünde doğmuş olarak gösterilmiştir. Yüksek tahsilini tamamlayıp öğretmen olarak çalışmaya başlayan Samrin, aynı zamanda şiir ve öyküler yazmıştır. Eserleri, Hakasça çıkan gazete ve dergilerde yayımlanmıştır (Sultrekov vd. 2007: 314). 

        Bu yıl doğumunun 80. ölümünün 10. yıldönümü olan Nikolay Tükpiyekov (1936-2006), Hakasya’nın Pii Bölgesi’ndeki Kíçíg Nonıp köyünde dünyaya gelmiştir. Tükpiyekov tiyatro yazarı olarak çok sayıda piyes yazmıştır. İlk uzun öyküsü “Çaylağda” (Yaylada) olan Tükpiyekov, 1993 yılında “Çurtas Tohtabinça” (Hayat Duraklamaz) adlı öykü kitabını yayınlanmıştır (Sultrekov vd. 2007: 229).

        2016’da 75. yaşını kutlayan Hakas edebiyatçılarımız da var: Zoya Borgoyakova (1941) ve Galina Kazaçinova (1941). 

        Hakas topraklarının Ashıs/Askiz Bölgesi’nin Oot Piltiri köyünde doğan Ziya Borgoyakova, çocukluğundan beri kendi halkının sözlü kültürüne karşı derin bir sevgi ve güçlü bir merak duymaktaydı. Daha küçük yaşlarında Hakaslara ait sözlü kültürün ayrılmaz bir parçası olan ve “tahpah” olarak bilinen doğaçlama şarkıları söylemeye başlamıştı. Tahpah ve şarkıları çeşitli kitaplarda ve gazetelerde yayımlanan Borgoyakova’nın bu aşkı, günümüze kadar uzanmaktadır. Çok sayıda yarışmaya katılarak Hakas Türklerinin bu geleneksel sanatını koruyup yaşatmaya ve tanıtmaya devam eden Borgoyakova, “Hakas Halk Ezgileri” adlı müzik topluluğunun çalışmalarına bütün yaratıcılığıyla etkin olarak katılmaktadır (Sultrekov vd. 2007: 290).

        1941 yılında Hakasya’nın Moskova adlı sovhoz çiftliğinde doğan ve Ayöv köyünde büyüyen Galina Kazaçinova, üniversitenin ardından öğretmenlik yapmış, Hakasça çıkan Lenin Çolı, Hakasça yayın yapan Hakas Radyosunda ve Hakas Yayınevinde hem gazeteci hem de yazı işleri müdürü, ayrıca Hakas Yazarlar Birliği Genel Başkanlığı görevini de yürütmüştür. Hem yetişkinler hem de çocuklar için hazırlayıp yayımladığı çok sayıda kitabın müellifi olan Kazaçinova, aynı zamanda Hakas sözlü kültüründe en önemli yere sahip olan Hakas kahramanlık destanlarını da destancılardan kaydetmiş ve böylece gelecek kuşaklar için korumuştur (Sultrekov vd. 2007: 166). Yazarın tanınmış Hakas haycılarından Anna V. Kurbijekova’dan kaydettiği ve tarafımızca Hakasçadan Türkçeye aktarılan Han Mirgen adlı kahramanlık destanı, destancı Kurbijekova’nın doğumunun 85. yıldönümünün kutlandığı 2008 yılında Ankara’da Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından neşredilmiştir.

        Bu yıl doğumunun 70 ve ölümünün 15. yıldönümü vesilesiyle anılan Hakas edebiyatçılarından Svetlana Tabayeva (1946-2001), Hakas topraklarında Hakasların en yoğun olarak yaşadığı Askiz Bölgesi’nin İs (Poltakov) köyünde dünyaya gelmiştir. Halkına ve yaşadığı yurdunun doğa güzelliklerine ithaf edilen şiir ve çeşitli öyküleri, Hakasça çıkan Lenin Çolı (Lenin Yolu) gazetesi ile Ah Tashıl (Ak Dağ Doruğu) dergisinin sayfalarında gün ışığına kavuşmuştur (Sultrekov vd. 2007: 323).

        Hakas edebiyatının en zengin yıllarından biri, herhâlde 1951 olmuştur. Bu yıl, Hakas topraklarında Nikolay Tükpiyekov (1951-1986), Tatyana Maynagaşeva (1951), Alevtina Kurbijekova (1951) ve Mihayil Torbostayev (1951) doğmuştur. 

        Edebiyattaki mahlası Nikolay Pugoçakov olan Nikolay Tükpiyekov, Hakas Cumhuriyeti, Pii Bölgesi’nin Hızıl Hara Suğ (Kızıl Kara Su/Kızıl Pınar) köyünde dünyaya gelmiştir. M. Gorkiy Moskova Edebiyat Enstitüsünden mezun olan Türkpiyekov, çok sayıda öykü kaleme almıştır. Lenin Çolı gazetesi ve Ah Tashıl dergisinde eserleri yayımlanan Tükpiyekov’un en büyük eseri, “Tayğa Xazında” (Tayga/Dağlık Orman Kıyısında) adlı hikâyedir (Sultrekov vd. 2007: 208). 

        Tatyana Maynagaşeva (Seligeyeva), Hakas Cumhuriyeti Başkenti Abakan’daki Hakas Ulusal Jimnazyumu bitirdikten sonra Leningrad Devlet Tiyatro Akademisinden de mezun olmuştur. “Alğıs Sağaa, Andras” (Teşekkürler Sana Andras) adlı öyküsü en büyük eseri olan Maynagaşeva, şimdilik hiçbir yerde yayımlanmayan çok sayıda eserin müellifidir. Çevirmenlik ile de uğraşan Maynagaşeva, Rusçadan Hakasçaya 8 piyes aktarmış, bunların birçoğu da A. Topanov Hakas Ulusal Drama Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir (Sultrekov vd. 2007: 273). 

        1951 yılında Hakas Cumhuriyeti, Naa Aal köyünde dünyaya gelen Alevtina Kurbijekova, tanınmış Hakas haycılar (ozan/destancı) soyundan gelmektedir. Minusinsk (Hakasça “Mengi Su/Ebedi Su”) Devlet Spor Yüksek Okulundan mezun olduktan sonra yurduna dönen Kurbijekova, günümüzde Rusya Yazarlar Birliği üyesi olup geleneksel Hakas tahpah (doğaçlama şarkı biçiminde söylenen sekizlik şiirler) sanatını yaşatmaktadır. Bu eserlerinin birçoğu Lenin Çolı (daha sonra Hakas Çiri bugün de Habar) gazetesinde neşredilmiştir (Sultrekov vd. 2007: 287). 

        65 yıl önce Hakas’ın Taştıp Bölgesi’ndeki Harağay Paarı köyünde doğan Mihayil Torbostayev, Hakas Devlet Üniversitesinden mezun olduktan sonra edebiyata adımını atmıştır. Günümüzde Hakas Radyo ve Televizyonunda muhabir olarak çalışmalarını sürdüren Torbostayev’in kalemine ait şiir ve öyküler Hakas Çiri gazetesi, Ah Tashıl dergisi ve İrtengi Tan Genç Yazarlar Külliyatında çok sayıda eseri yayımlanmıştır (Sultrekov vd. 2007: 320). 

        Bu çalışmamızda da 2016 yılı içerisinde 60 yaş ve üstü yıldönümüne sahip 18 Hakas yazar ve şairine yer verilmeye çalışılmıştır.

        Ancak çağdaş Hakas edebiyatı ve dilinin beslendiği can damarları, Hakas Türklerinin sözlü kültür köklerine ve Erken Orta Çağ dönemindeki yazıtlarının derinliklerine gitmekte, oralardan ilham almaktadır. 

        Hâl böyleyken burada 2016 yılında doğumunun 120. yıldönümü kutlanan Evdokiya Kulagaşeva’nın (1896-1977) adını anmadan geçmek olmazdı. 20 Kasım 1896’da Hakas topraklarında dünyaya gelen Kulagaşeva, Hakasların ataları Yenisey Kırgızları zamanından beri büyük bir titizlikle koruyup yaşattığı haycılık (destancılık) geleneğinin devam etmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Hakasça adı Obdo olan Kulagaşeva, Hakas halk kültürünü çok iyi bilmekteydi. Çok sayıda kahramanlık destanını, birkaç gece boyunca ezbere anlatabilen Kulagaşeva, Hakaslar tarafından çok sevilen ve sayılan bir haycı (destancı) ve nımahçı (masalcı) idi. 1930’lu yılların başında Sovyetler Rusyası döneminde baskıya maruz kalarak sürgüne gönderilen ve 1952’de Hakas yurduna geri dönen bu ulu destancı, yurt ve halk sevgisini kaybetmemiş, atalarından miras kadim haycılık sanatını devam ettirmiştir. Tanınmış Hakas destancılarından biri olan bu sözlü kültür koruyucusu, 12 Kasım 1977’de hayata gözlerini yummuştur (Maynogaşeva 2007: 324; Andreyev’de 2015: 43; Davletov 2013: 9). Bu yıl sonuna doğru TÜRKSOY’da anılan bu değerli destancının bir destanının yayımlanması için hazırlık çalışmaları devam etmektedir.

        Bu çalışma, nüfusu yaklaşık 120.000 olan Hakas Türklerinin kültür ve edebiyatının tanıtılmasına bir nebze katkıda bulunacaktır. Böyle bir tanıtımın Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu’na göre en eski Türk yurdu olan Altay ve Sayan (Kögmen) Dağlarının arasında kalan Hakas-Minusinsk Vadisi’nin yaklaşık olarak 8.000 km güney batısında kalan Anadolu topraklarında yaşayan 82 milyonluk Türkiye’ye ve Orta Doğu’dan Avrupa ve Amerika’ya dek uzanan daha da geniş coğrafyaları kapsayan Anadolu Türkçesi konuşan okur kitlesine sunulması, çok daha büyük önem kazanmaktadır. 

        Bu yazımızın sonunda da bu yıl Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi bağımsız Türk devletlerinin bağımsızlıklarının 25. yıldönümü kutlanırken Rusya Federasyonu içerisinde bulunan 12 Türk federe devletin arasında Hakas Cumhuriyeti, Altay Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti ve Kabardin-Balkar Cumhuriyeti’nin de 25. yıldönümünün kutlanmakta olduğuna ilişkin bir bilgiyi paylaşalım. 1922’de kurulan Yakut Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti de 25 yıl önce Saha (Yakut) Cumhuriyeti adını almıştır. Buradan da görüldüğü üzere 2016 yılı, Türk dünyası için önemli bir yıldır.