Ömer Seyfeddin Çocuk Edebiyatçısı mı?

Mart 2009 - Yıl 98 - Sayı 259



                    Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesindeki kabule göre her insan on sekiz yaşına kadar çocuktur.

         

                    Çocuk edebiyatı, çocuktan bahseden edebiyat mı? Çocukların yarattığı edebiyat mı? Çocuklar için yazılmış veya uyarlanmış çocuk edebiyatı mı? Çocuk edebiyatı ilaç mı, yoksa silah mı?... Yoksa edebiyat mı?

         

                    Bu sorular etrafında yoğunlaşmış kavram tartışmalarının hâlâ devam ettiği günümüzde, çocuk edebiyatı kavramı içerisine, edebiyat alanından bedensel ve ruhi gelişim özelliklerine göre seçilmiş, sanat değeri taşıyan eserlerin girmesi gerektiği kanaatindeyiz. Biz, edebi değeri olan eserlerden çocuğun dünyasına girebilenleri çocuk edebiyatı olarak kabul ediyoruz.

         

                    Ömer Seyfeddin bir çocuk edebiyatçısı mı, değil mi sorusuna sağlıklı bir cevap verebilmek için de bu kabuller içerisinde onun eserlerine bakmak gerekecektir.

         

                    Yakup Kadri’nin de belirttiği gibi, Ömer Seyfeddin, meğer istikbale hitap ediyormuş. Birçoklarımız bunu vaktinde anlayamadık. Ölümünden seksen dokuz yıl geçtiği halde onun ifadesi ter ü taze duruyor. Hikâyeleri hâlâ okullarımızda edebi dil numunesi olarak çocuklarımıza okutuluyor.

         

                    Edebiyat hayatımız içinde edebiyat sosyolojisi açısından bir değerlendirme yaptığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Türkiye’de en çok basılan ve satılan eserlerin başında Ömer Seyfeddin’in hikâyeleri gelmektedir. Özellikle de çocuk kitapları piyasasında Ömer Seyfeddin öne çıkan isimler arasındadır. Kataloglara baktığımızda, Ömer Seyfeddin’in eserlerini yayın listesine dâhil etmemiş bir yayınevi neredeyse yok gibidir. Bunun sebepleri üzerinde durmak lâzımdır.

         

                    Ömer Seyfeddin’in eserlerine olan rağbeti izah ederken

         

        1- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa istinaden Ömer Seyfeddin’in eserleri teliften muaf olduğu için herkes/her yayınevi tarafından basılıyor ve basılmaya devam ediyor.

         

                    2- Milli Eğitim Bakanlığı hem ilköğretim için hem de ortaöğretim için Ömer Seyfeddin’in eserlerini “100 Temel Eser” listesine almıştır da onun için Ömer Seyfeddin’in eserleri yayın piyasasında çoktur demek, Ömer Seyfeddin ve eserlerine karşı haksızlık olur kanaatindeyiz.

         

                    Ömer Seyfeddin’in eserlerini özellikle çocuklar arasında popüler yapan sebepler üzerinde duralım.

         

         

                    Edebiyat hayatımızın olduğu kadar fikir tarihimizin de son yüz yıllık döneminin en önde gelen şahsiyetlerinden biri de Ömer Seyfeddin’dir.

         


        

                    O her zaman söylediği “Büyük Eser” ini gerçekleştirme özlemi içinde İstanbul’da hayata gözlerini kapadığında henüz otuz altı yaşındaydı. Bu kısa ömre 159 hikâye, bazısı yarım kalan 7 roman, 1 masal, 7 piyes, 71 şiir, 81 makale, 30 kadar fıkra ve mensure sığdırmayı başarabilmiş bir mücadele adamıydı. Ömer Seyfeddin edebiyat sahasında asıl ününü hikâyeleriyle kazanmıştır. Hatta küçük hikâyenin müstakil bir tür olarak bizim edebiyatımızdaki varlığını ona borçluyuz dese de yeridir.

         

         

        Dünya hikâyeciliğine hakim olan Çehov tarzı ve Maupassant tarzı ikileminde Ömer Seyfeddin’in hikâyelerini Guy De Maupassant biçimiyle kaleme aldığını görüyoruz. Bu hikâyelerinde Maupassant tarzına ait tespit ettiğimiz özellikler şunlardır.

         

        -Yapmacığa kaçmaz

         

                      - İnsanları, yaşadığı hayatı hiç zorlamadan ve fakat çok kesin bir biçimde hikâyelerine aksettirmiştir.

         

                    - Sade, açık ve sağlam bir üslup kullanmıştır.

         

                    - Konuya önem verir.

         

                    - Hikâyelerinde gerçekçidir.

         

                    - Hikâyelerinde terdit sanatı dikkati çeker.

         

                    Ömer Seyfeddin’in hikâyeleriyle ilgili sağlıklı etütler yapabilmek için bu hikâyeleri konularına göre bir tasnife tabi tutmanın doğru olacağı kanaatindeyiz.

         

        1-     Türk – bilhassa Osmanlı – tarihinin kahramanlık, iman ve fazilet devre ve levhalarını işleyen tarihi hikâyeler.

         

        2-     Yazarın çocukluk yıllarını anlatan

         

         

        3-     Türk folklorundan; bilhassa, Anadolu efsanelerinden alınmış hikâyeler.

         

        4-     Balkan Savaşı ve Balkanlarda Müslüman-Türk unsuruna karşı girişilen soykırımı anlatan hikâyeler

         

         

        5-     Siyasi ve sosyal hadiseleri konu alan hikâyeler ki, bunlar Müslüman-Türk toplumunda zamanla ortaya çıkan kültür yozlaşmalarını tenkit eden, tekliflerini açıkça belirleyen bir yapı gösterir.

         

                    Bu bilgi ve tespitlerden sonra Ömer Seyfeddin’in çocuklar tarafından hâlâ beğenilerek çok okunmasının sebeplerini maddeler halinde şöyle sıralamak mümkündür:

         

                    1-Çocuklar için yazılmış eserlerde uzun tasvirlere yer vermek, belki de çocuğu sıkacaktır. Ancak tasvirler karşılıklı konuşmalarla (diyaloglarla) yapılırsa, çocuğun sıkılmasının ve dikkatinin dağılmasının önüne geçilebilir.

         

                    Ö. Seyfeddin’in hikâyelerinde fiziki ve ruhi portrelerin diyaloglar halinde verilmiş olması çocukların bu hikâyeleri hiç sıkılmadan, zevkle okumalarını sağlıyor olmalı.

         

                    2- Bizim edebiyatımıza Batının tesiriyle getirildiği belirtilen “fabl” türünün; ekseriyetle manzum olan hikâyelerinin, Milli Edebiyat devresinde en güzelini Sivrisinek hikâyesiyle Ö. Seyfeddin vermiştir diyebiliriz.

         

                    3- Ö. Seyfeddin’in hikâyelerinin ve şiirlerinin bugün bile hiç sadeleştirilmeden kolaylıkla okunabilmesi de bu eserlerin çocuk edebiyatımızın vazgeçilmez örnekleri olmasını sağlamıştır.

         

                    4- Ö. Seyfeddin’in hikâyelerinin çocuklar tarafından sevilmesinin başka bir sebebi de, onlarda masal ve destan unsurlarının bulunması ve çocuk ruhunun kötüyü cezalandırma isteğinin gerçekleşmesidir.

         

                    5- Ö. Seyfeddin’in hayatının bazı devrelerinde öğretmenlik yapmış olması, onun çocukları yakından tanımasını ve onda çocuklarla ilgili bir takım kanaatlerin uyanmasını sağlamış olmalıdır. Onun bu tespitlerinin sonucu olan tekliflerini eserlerinde; Türk çocuklarına arklarından yürüyecekleri, daha doğrusu ideallerinin sesini bulacakları milli kahramanlar yardımıyla yapmış olması da olumlu bir davranıştır.

         

                    6- Önceleri, İstanbul’un kenar mahallerinin konu edildiği edebi eserlerimiz, R. Nuri’nin Çalıkuşu adlı romanıyla, Anadolu’ya özentinin doğmasına sebep oluyordu. Bu romanın çok okunmasının sebebi, belki de kahramanlarının öğretmen ve çocuklardan oluşmasıdır.

         

                    Çocuk hikâyesi, hikâyenin kahramanlarının ille de çocuk olacağı anlamına gelmemelidir, kahramanların çocuk olması mecburiyetini kabul etsek bile, Ö. Seyfeddin’in kahramanı çocuk olan hikâyeleri de mevcuttur ( Ant, Falaka, Kaşağı, Aleko, İlk Namaz… gibi )    

              

                    7- Ö. Seyfeddin, yeni neslin milli duygularını kuvvetlendirmek amacıyla kaleme aldığı eserlerinde Türk destan ve menkıbelerinden de faydalanmıştır (Başını Vermeyen Şehid hikâyesi ve Ergenekon’dan Çıkış, Kırk Kızlı, Köroğlu Kimdi?, Altun Destan Adlı Şiirleri).

         

                    8- Kaynağını halk edebiyatının oluşturduğu eserlerde çocuklar tarafından daha çok ilgi görmektedir. Ö. Seyfeddin’in Yalnız Efe hikâyesiyle, arkadaşı Ali Canib’in annesinden dinledikten sonra kaleme aldığı Kurumu Ağaçlar masalı da bu türden eserlerdir.

         

                    9- Ö. Seyfeddin’in eserlerinde, yerli yerinde kullanmış olduğu mizah ve merak unsurları da çocukların ilgisini çekmektedir.

         

                    10- Çocukluk hatıraları, çocuklar ve gençler için zevkle okunabilecek yazı türlerindendir. Ö. Seyfeddin hikâyelerinden bazılarında kendini anlatmıştır. Konusunu hatıra defterinden aldığı anı- hikâyelerinin çoğunda çocukluğunu anlatmıştır(Kaşağı, Ant, İlk Namaz, Falaka, … gibi).

         

                    11-Çocukta zaman kavramının gelişmesiyle birlikte geçmişi öğrenme merakı da artacaktır. 13-17 yaş arasındaki çocukların tarih konulu eserlere merak sarmaları oldukça mânâlıdır. Çocuk, içinde yaşadığı zamanda kendi istediklerini bulamazken, okuduğu tarih konulu eserlerde aradığını buluyorsa işte o zaman tatmin olacak ve bu tatmin olmuş ruh haliyle geleceği kuracak azmi de kendinde bulacaktır. Ö. Seyfeddin’in tarih konulu hikâyeleri, çocuklar tarafından işte bunun için çok okunmaktadır.

         

         

                                          

                                Sonuç

         

         

                    İnandığı gibi yaşayan nadir dava adamlarından biri olan Ömer Seyfeddin, özellikle hikâyeleriyle ve hikâyelerindeki konuların fikri yoğunluğuyla kaleme aldığı yazılarıyla bugün bile hâlâ bize yol göstermeye devam etmektedir.

         

                    Onun eserleri arasında şiddet unsuru içermesi, felsefi derinliği olması bakımından çocuklar tarafından okunmaması veya çocuklara okutturulmaması gereken hikâyeleri de vardır. Meselâ “Bomba” hikâyesi bir hakikatin canlı şahidi olabilir; ama bu hikâyedeki sahneler çocuğun ruh dünyasında fırtınalara sebep olabilir. “Primo Türk Çocuğu” başlıklı hikâye, kahramanı çocuk olmasına rağmen mesajlarını çocukların anlayabileceği bir eser olmasa gerektir. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.

         

                    Biz diyoruz ki; nasıl olsa telif ödemiyoruz diye, Milli Eğitim Bakanlığı da 100 Temel Eser listesine aldı diye Ömer Seyfeddin’in bütün eserlerini çocuk kitabı olarak basmak, satmak, tavsiye etmek ve çocukla buluşturmak Çocuk Edebiyatının kabulleri arasından doğru değildir.

         

                    Ömer Seyfeddin eserlerinden çocuklar için seçmeler yapılırken dikkatli olunmalıdır. Ömer Seyfeddin’in eserlerinin diliyle oynanılmamalıdır. Resimlemeler yapılırken hikâyede işlenen zaman ve sosyal hayat mutlaka dikkate alınmalıdır. 

         

         

 

                               Kaynaklar

        Alangu, Tahir. Ömer Seyfeddin Ülkücü Bir Yazarın Romanı, İst., 1968

        Gürel, Zeki,İki Bine Doğru Çocuk Edebiyatımız, Ank., 2001

        Gürel, Zeki, Cumhuriyet Devri Çocuk Edebiyatı, Ank., 1998

        Gürel, Zeki, “Bizde Çocuk Edebiyatı”, Milli Eğitim ve Kültür, Mart 1984, s. 26, s. 50–61

        Gürel, Zeki, Ömer Seyfeddin’in Tarihi Hikâyeleri Üzerine Bir Araştırma,İst., 1996

        Gürel, Zeki, Tarihi Hikâyeler Eskimeyen Kahramanlar,İst., 1996.

        Gürel, Zeki, Ömer Seyfettin,Ank., 2002

        Gürel, Zeki – Fahri Temizyürek – Namık Kemal Şahbaz Çocuk Edebiyatı,   Ank., 2007

        Ömer Seyfettin’in Şiirleri,Hazırlayan: Fevziye Abdullah Tansel , Ank., 1972

        Ömer Seyfettin’in Eserleri(16 kitap), Hazırlayan: Muzaffer Uyguner, Ank.,     1985-1993

        Ömer Seyfettin Külliyatı,Hazırlayan: Hülya Argunşah, İst., 2004

        Şahin, İlyas Han, “Ömer Seyfettin’in Hikâyelerinin Çocuk edebiyatımızdaki Yeri”, Türk Halkları Edebiyatı Beynelhak Uşak Edebiyatı Kongresi Materyaller, Bakû, 2008, s. 1004–1006

        Ustaoğlu, Pervin,   Ömer Seyfettin’in  Hikâyelerinde Çocuğa Görelik Açısından Olumluluk ve Olumsuzluk, Samsun, 2006 (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi)

        Yüksel, Gökçen Türcan, 9-15 Yaş Grubu Çocukları İçin Ömer Seyfettin’in Öyküleriyle İlgili Bir Değerlendirme, Bolu, 2008 (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi)