Çözülme Sürecine Karşı Millî Birlik, Millî Devlet

Nisan 2014 - Yıl 103 - Sayı 320



        Uzun süredir “çözüm süreci” adı altında Türkiye’nin bir bölgesinde “özerklik” statüsünü gerçekleştirme adımları, Suriye iç savaşının bölge ve ülkemiz açısından doğurduğu tehditler ve son olarak da Gezi olayları yüzünden gerilen ve kutuplaşan Türkiye, 17 Aralık’tan bu yana, geleceğini etkileyecek üç önemli seçim sürecinde çok daha vahim ve kritik bir çatışma ortamına girdi. Karşılıklı olarak “paralel devlet, yolsuzluk, çete, İstiklal Savaşı, casusluk, millî orduya kumpas, rüşvet” vb. suçlamaları arasında bir yandan hukuk devleti, öbür yandan millî birlik büyük bir fitne tehdidi altına bulunuyor. Türkiye, tarihte yaşadıklarına benzer bir fetret devrinden geçiyor. Uzunca süre dinî değerler ve muhafazakârlık kavramları altında birlikte yürüyen iktidar partisi ve Hizmet cemaati arasındaki kavgada sarf edilen sözler, ortaya atılan iddialar en çok da milletimizi ayakta tutan dinî değerlerimizi zedelemektedir.

         

        Bir yanıyla gerçekten de büyük endişelere yol açan bu ortamın hayra tebdil olacağını ümid ediyoruz. Yüce Allah Kur’an-ı azimüşşan da öyle buyurmuyor mu: “Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216. ayet) Resul-i zî-şan efendimizin “Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır” hadisi uyarınca içinde bulunduğumuz buhran ve fetret ortamının, hayırlı sonuçlar doğurmasını ümid etmek ve bunun için gayret göstermek her millî aydının, vatanseverin görevidir.