Dr. Mehmet Reşit Galib Ve Tarih Olan Andımız

Mart 2014 - Yıl 103 - Sayı 319



        İktidara sahip olanlar millete şirin görünme dönemlerinde her ne kadar eski gömleklerini çıkardıklarını beyan etseler de politikadaki hocalarının geçmişte siyaset gereği çok istismar ettiği bir hususla ilgili düzenlemeyi geçtiğimiz yıl içinde yaptılar. Ülkenin güvenliği için canlarını feda etmekten çekinmeyen askerlerimiz garnizonlarının yaslandığı dağ eteklerine ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözünü beyaz badana ile büyük harflerle yazmalarından da bazı çevreler rahatsızlık duyarak şikâyetçi olmuşlardır. Toplum mühendisliğine vurgu yapanların aynı köprüden geçmeye çalıştıklarını da gören gözler fark ediyor. Milliyetçilik kimi zaman ayaklar altına alınıyor, kimi zaman toplumun milli duyguları okşanıyor. Değerler siyasi hesaplarla hızla aşındırılıyor. Bu aşınmadan ilköğretim öğrencilerimizin her sabah derse girmeden topluca okudukları andımız da kurtulamadı. Bu uygulamayı başlatan dönemin Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galib ağır sözlerle suçlandı. Seviyesiz politikanın toz bulutuna çevirdiği ortamda Türk Ocağı’na kuruluş yıllarında büyük hizmetleri geçen Dr. R. Galib’in kişiliği, hizmetleri topluma yeteri kadar tanıtılamadı. Andımız üzerinden R. Galib’in eleştirilmesindeki tutarsızlık devletin 1930 yılından itibaren kendini tanımlama biçiminin milliyetçilik olduğunun göz ardı edilmesidir. Ülkemizde ilk kabul edilen 1876 Kanuni Esasi’nin 18. maddesi, ’Devlet memuru olabilmek için devletin resmi dili Türkçeyi bilmek şarttır’; 68. madde, ’Türkçe bilmeyen milletvekili olamaz’ kaydı bulunuyordu. 1924 Anayasası’nın 2. maddesi, ’Devletin resmi dili Türkçedir’; 88. Maddesi, ’Türkiye’de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese Türk denir’ ifadeleri bulunuyordu. 1945 Anayasası ’Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk denilir. Vatandaşlık kanunu gereğince Türklüğe kabul olunan herkes Türk’tür. Devletin dili Türkçedir’; 1961 Anayasası’nın 2. maddesi ‘milli devlet’, 3. maddesi, ’Resmi dili Türkçedir’, 4. madde ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.’; 1982 Anayasası’nın 3. maddesi, ’Devletin dili Türkçedir’, 6. maddesi, ’Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir’ sözlerini ihtiva ediyor. 1924 Anayasası’nın açık hükümlerine göre Dr. Reşit Galib’in okullarda öğrencilerin andımızı söylemelerini uygulamaya koymasından daha tabii ne olabilir. Garip ve anlaşılmaz olan yürürlükteki Anayasa hükümlerine aykırı olarak bu uygulamanın ortadan kaldırılmasıdır. Bu uygulamanın kaldırılmasında yol göstericilerden biri olan, liberal kisve arkasına saklanan, Marksizm’den gıdalanan ve milliyetçiliğe cephe alan bir öğretim üyesi, ‘Türkiye’nin otoriter sistemine yönelik demokratik eleştirinin ’Ulusçuluk’ ideolojisinin hedef almasının yersiz olduğunu belirtmiştir. 1