Bozgun

Kasım 2012 - Yıl 101 - Sayı 303



         BOZGUN

                                  - Mahbeste-

         

         

         Müslümanı, Türk’ü düşman sürümüş

         “Altın Dağ” üstünü duman bürümüş

         Ruhlarla melekler ufka yürümüş;

         Başını çevirip bakan kalmamış,

         Tanrı korkusunu duyan kalmamış:

         

         

         Ağla, gözüm, ağla! Hicran yaraşır,

         Vatansız erkeğe, zindan yaraşır!

         

         

         “Hak güneşi” midir karşımda batan?

         Nazlı ninem midir yerlerde yatan?

         “Sen misin sen misin ey garip vatan?”

         Ellere satılmış ırzın, yaşmağın,

         Harap edilmiş otağın, bağın,

         

         

         Ağla, gözüm, ağla! Hicran yaraşır,

         Erkeksiz vatana düşman yaraşır,

         

         Ey öksüz ocağım! Zavallı ana!

         Kıydılar mı sana? Kıymadan cana...

         Kara mı sürüldü eski bir şana?

         Rabb’in mekânına sanem asılmış,

         Benim beyaz alnıma neler yazılmış!

         

         

         Ağla, gözüm, ağla, figan yaraşır,

         Kaygusuz imana hüsran yaraşır!

         

         

         Ne ettiler sana, ne oldu bana

         Kulağımı verdim vurulan çana

         Bir gariplik geldi çöktü her yana;

         İslâm diyarında Kur’an ağlıyor,

         Kur’an’ı başında, Turan ağlıyor:

         

         

         Ağla, gözüm, ağla! Figan yaraşır,

         Bülbülsüz bağına hazan yaraşır!

         Rumeli tutuştu, vatan dağıldı

         -Türk kuzularına altın ağıldı -

         Can memelerinden kanlar sağıldı

         Kucağını açıp saran nerede?

         Ertuğrul’un oğlu Osman nerede?

         Ağla, gözüm, ağla! Hicran yaraşır,

         Goncasız bülbüle figan yaraşır!

         

         

         

         

         Utan ey Türk oğlu, halinden utan:

         Bunu mu diledi senden Kayı Han?

         Böyle mi emretti ulu Yaradan?

         Hüdavendigâri soran yok mudur?

         Fatih türbesine varan yok mudur?

         Ağla, gözüm, ağla! Hicran yaraşır,

         Kurumuş sineye al kan yaraşır!

         

         Mabetler değişmiş, atılmış kitap!

         Ne hanuman kalmış ne de bir ahbap!

         Sahi mi katılmış zemzeme şarap?

         Kalmamış mı duyan, ağlayan, ölen?

         Her tarafı sarmış, sevinen gülen:

         Ağla, gözüm, ağla! Figan yaraşır,

         Kör olası göze tuğyan yaraşır!

         

         Akan sularından kanlar çağlıyor,

         Tutmayın ocaklar vicdan dağlıyor,

         Çoluk, çocuk, gelin, civan ağlıyor,

         Düşman bayrağını yırtan ararım,

         Namus ocağını kuran ararım,

         

         Ağla, gözüm, ağla! Figan yaraşır,

         İmansız cihana tufan yaraşır!

         

         Aka Gündüz

         (TÜRK YURDU, “ALTIN ARMAĞAN -2-” YIL:2, SAYI: 24’e ilave,

        Türk Yurdu Şiir Antolojisi (1911-1931), Hazırlayan: Coşkun  Bağır, Türk Yurdu Yayınları, Ankara 2012)