BASIN AÇIKLAMASI

Eylül 2012 - Yıl 101 - Sayı 301



        Genel Merkezin Suriye’deki Son Gelişmelerle ilgili 27 Temmuz 2012’deki Basın Açıklaması

        Suriye’deki gelişmeler, baştan hiç öngörülemediği söylenemeyecek bir boyut kazanıyor. Irak’ın kuzeyinde Birinci Körfez Savaşında temelleri atılan Kürt Devletinin bir benzerinin çekirdeğinin oluşturulmaya çalışıldığı yönünde emareler var. Türkiye, uluslararası bazı odakların ve onların yönlendirdiği gayrı millî zihniyet sahiplerinin iktidara ve devlete telkin ettiği fikirlerin makes bulması sonucunda, “Kürt Meselesi” olarak masumlaştırılarak tanımlanan bölücü fitne konusunda yanlış bir rotaya girmiştir. Güneydoğuda ve Doğuda 30 yıldır devam eden problemin çok çeşitli yönlerinin olduğu, meselelerin sadece güvenlik politikalarıyla çözülmesinin mümkün olmadığı doğrudur. Ne var ki, işin esasındaki ayrılıkçı terörizm boyutunun malum çevrelerce sürekli hafife alındığı, uluslararası boyut dâhil siyasî ve askerî yönünün asla ihmal edilmemesi gerektiği de apaçık bir hakikattir. Suriye’nin, Irak’ın kuzeyindeki oluşumun da katkısıyla bölünmesi ve kuzeyinde bir Kürt özerk bölgesi oluşturulması girişimi de bu karmaşık sürecin yeni bir tezahüründen başka bir şey değildir.

        Türkiye’yi yönetenler karşılaştığımız problemin boyutları ve gelecek için taşıdığı imaları çok etraflıca değerlendirmek zorundadır. Türkiye’nin birliği, bütünlüğü, bölge gücü olma iddiası bu kritik dönemde atılacak veya atılmayacak adımlara bağlıdır. Türkiye zamanında Irak’ta yapılan hatanın bir benzerini asla tekrarlamamalıdır. Kendi elleriyle ileride kendisini çevreleyerek kendisine karşı kullanılacak bir gücün oluşmasına katkı vermemelidir. Asla unutulmamalıdır ki, şu anda yapılmak istenen, büyük parçası Türkiye sınırları içinde olan bir Birleşik Kürdistan projesinin ikinci adımının hayata geçirilmesidir. Böyle bir girişimin, yıllardır kana bulanan Orta Doğu coğrafyasında çok daha vahim ve içinden çıkılamaz bir tabloya sebebiyet vereceğini akl-ı selim sahibi hiçbir kimse göz ardı edemez ve etmemelidir. Türk Devleti, kendi güvenliğine ve dili, etnik kökeni, inancı ne olursa olsun bu ülkede ve komşu coğrafyalarda yaşayan insanların bin yıllık kardeşliğine halel getirmeden bu fitnenin önünü alacak, onu akim bırakacak her türlü tedbiri almalıdır. Hükümetimizi ve devletimizin bütün organlarını gelişmeler karşısında hiçbir tereddüte mahal vermeden enerjik bir politika takip etmeye ve milletimizi birbirine düşürerek bölüp parçalamaya matuf girişimleri etkisiz hale getirmek için gereken bütün adımları atmaya davet ediyoruz.

         

        Türk Ocakları Genel Merkezi Hakkâri’deki Hain Saldırı Hakkında 5 Ağustos 2012’de bir Basın Açıklaması yaptı

         

         

        Bölücü terör örgütünün Şemdinli’yi ele geçirerek bir kurtarılmış bölge oluşturmak amacıyla başlattığı harekete karşı güvenlik güçlerinin 10 günü aşkın bir süredir operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde, Çukurca’da Geçimli karakoluna yapılan saldırıda 6 Mehmetçikle 2 korucunun şehit düşmesi, 6’sı ağır olmak üzere 15 asker ve 6 sivilin yaralanması milletimizi yeniden büyük bir üzüntüye boğmuştur. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilere ve yaralılara acil şifalar; şehit yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyoruz.

         

        Mübarek Ramazan ayında, iftar saatlerinde karakollara saldıracak kadar insanlıktan nasipsiz terör şebekesinin Ankara’nın göbeğinde, TBMM’deki uzantıları ise hayâsızca devletin operasyonları sona erdirmesi gerektiğinden söz edebiliyor. Suriye’de ortaya çıkan durumu da kullanarak yeni mevziler kazanma ümidine kapılan hainler kendi görevlerini icra ediyor. Milletimizi asıl üzen ve düşündüren nokta, böyle büyük bir operasyonun yapıldığı bir sırada, aynı bölgenin başka bir mahallinde yapılan bir saldırıda bu denli ağır bir zayiat verilmesidir.

         

        Güvenlik ve istihbarat ile ilgili zaafların giderilmesi, hainlerin yatağı Kandil başta olmak üzere terör örgütünün yuvalarının etkisiz hale getirilmesi için, kendi sınırları içinde gerçek bir hâkimiyeti olmayan Irak merkezi hükümeti ile gerekli görüşmeler yapılarak her türlü tedbir alınıp bir an önce uygulanmalıdır.

         

        Bayrak ve vatan aşkıyla hayatlarını feda eden, sıksan şüheda fışkıracak topraklara gök ekini biçer gibi düşerek yüreklerimizi yakan kahraman şehitlerimize, bir kez daha rahmet dilerken yetkilileri teröre ve bölücülüğe karşı kararlılıkla mücadele etmeye ve bölücü terör örgütünün sözde sivil uzantılarını hiçbir şekilde muhatap almamaya davet ediyoruz.